* Oturum Aç   * Kayıt Ol


Son ziyaretiniz:
Sistem saati: Cmt Eyl 04, 2010 10:05 pm
Cevapsız iletiler
Aktif konular



Yeni konu gönder Konuya cevap yaz  [ 1 ileti ] 
Yazar Mesaj
 İleti başlığı: Vanguard Projesi
İletiTarih: Cmt Ağu 22, 2009 3:12 pm 
Çevrimdışı
Belawela Muhtarı
Belawela Muhtarı
Kullanıcı avatarı

Kayıt: Pzr Ekm 15, 2006 12:05 pm
İleti: 24084
Konum: bu kadar meraklı olmayın:)
Ruh Hali: Mutlu
Cinsiyet: Erkek
Burç: Kova
Takım: Galatasaray

1950′li yıllarda ABD tarafından yürütülen roket projesi.. Hedefi “international geophysical year” bünyesinde araştırma yapmak gibi görünse de, aslında uzaya çıkan ilk ulus olmaktır. Ancak proje, ilk olmak için oldukça yetersizdi. O zamanlar NASA daha kurulmadığı için Vandenberg üssünden yapılan 11 fırlatma teşebbüsünden ancak üçü başarılı olmuştu. Rus Sputnik projesine ithafen Vanguard’ın başarısızlığı için dünya basınında ilginç benzetmeler yapılmıştır.

İnsanoğlunun ‘ölümlü dünyaya ölümsüz cevaplar bulmak’ amacıyla çıktığı uzay yolculuğu, bir kez daha ölümle son buluyor. Çünkü daha iyi hayat arayışımıza hâlâ, ‘soğuk savaş’ döneminden kalma ‘güç, kibir ve kompleks’ gibi kalıntılar hükmediyor. Uzmanlar tarafından defalarca uyarılmış olmasına rağmen NASA, inanılmaz derecede pahalı, riskli ve hantal teknolojisiyle uzay mekiği projesini askıya almaya yanaşmıyor. Komünist Sovyetler’e karşı, ideolojik hakimiyet, teknolojik kompleks ve kibirli bir inatla kurulan NASA, hastalıklı geçmişinden bir türlü kurtulamıyor. Sovyetler Birliği tarihe karışırken, soğuk savaş mantığıyla kurulmuş NASA, ‘Amerikan kibrini’ temsil etmekten geri durmuyor.

Aslında her şey 4 Ekim 1957’de Sovyetler Birliği’nin bir ilki başararak uzaya Sputnik’i göndermesiyle başladı. Amerikalı tarihçi Roger Launius, o günü, bir dönüm noktası olarak nitelendiriyor. Çünkü o güne kadar komünizm paranoyası tüm dünyayı sarmış olsa da, Amerikan yönetimi teknolojik üstünlüğün kendisinde olduğuna inanıyordu. Sovyetler atom bombasını Amerika’dan dört yıl, hidrojen bombasını ise bir yıl sonra yapabilmişti. Oysa şimdi ‘uzay çağı’nı başlatacak gelişmeyi ‘komünist blokun lideri Sovyetler’ gerçekleştiriyordu. İşte bu kabul edilemezdi.

Amerikan halkına soğuk savaş döneminin en büyük travmasını yaşatan Sputnik 1, bir ay sonra Sputnik 2’nin uzaya fırlatılmasıyla Başkan Eisenhower’ı koltuğunu kaybetmenin eşiğine getirdi. Öyle ki Amerikan halkı gündelik yaşamı ‘Sputnik’ten önce ve sonra’ diye miladi bir ayrıma tabi tutmuştu. İşte bu ağır yenilgiyi sindiremeyen Amerikan yönetimi, uzay araştırmalarına inanılmaz bir hız verdi. Hazırlıklar tam olarak bitmemiş olsa da, 6 Aralık 1957’de bütün dünyadan gazeteciler, Vanguard’ın uzaya fırlatılması için davet edildi. Amerikan halkının kırılan gururu bu şekilde tamir edilecek ve tüm dünyaya ‘bu işi komünistlere bırakmayacağız’ mesajı verilecekti.

Projenin başkanı Johan Hagen’ın Vanguard’ı ateşlemesiyle, Amerikan halkı için umut ve gururun ikinci yıkımı gerçekleşti. Radyoları başında bu heyecanlı ana şahitlik eden milyonlarca Amerikalı gururu incinmiş çocuklar gibi ağlıyordu. İki ay sonra Şubat 1958’de Vanguard tekrar ateşlendi, sonuç bir kez daha felaketti. Bunun üzerine Amerikan tarihinin en büyük operasyonel projesi, Pentagon’un desteği ile Senato’dan kabul aldı ve NASA kuruldu. Bu arada Pentagon’da füze uzmanı olarak çalışan Alman asıllı Wernher von Braun, medyaya haber vermeden ‘Explorer 1’ adlı bir füzeyi uzaya fırlatmış ve ertesi gün yörüngeye oturduğuna dair sinyaller almıştı. İlginç bir deneyim olarak Explorer, her ne kadar halkı travmasından kurtaramasa da, Amerika’nın uzaya gönderdiği ilk füze olarak tarihe geçti.

Böylece uzayın sonsuzluğunda, insanlık adına yapılması gereken bilimsel çalışmalar, ideolojilerin sığlığında, kırılan gururu onarmak adına yola koyulmuş oldu. NASA bugüne kadar yüzlerce bilimsel buluşa imza attı fakat geçmiş kalıntılarından kurtulamadığı ve kendisini yenileyecek daha az bütçeli, insansız uçuş projelerine onay vermediği için uzun zamandır sorgulanır hale geldi. Her bir uçuş için 5 milyon dolar maliyet hesabı çıkaran Columbia’nın son uçuş maliyeti 500 milyon dolarmış. Sigorta şirketleri ise ölen 7 astronotun hayatına paha biçmekle meşgul. Oysa minik Noa’nın uzayı cennet gibi anlatan ve ölümsüz cevaplarla uzaydan dönmesini beklediği astronot babasının ardından sorduğu soru hâlâ cevaplanabilmiş değil. İnsan uzayda neden ölür ki?

http://www.juzztv.com/watch_video.php?v=186bbdd46361211

_________________

Saçlarındaki aklar tel tel...
Rüzgar "Bémal" şarkısını söylüyor senin için...
Bu dünyaya gelişin farklıydı,duruşun farklı...
Gidişin de öyle mi olmalıydı Bémal!


Sayfa başı
 Profile bak E-posta  
 
Önceki iletileri göster:  Sıralama  
Yeni konu gönder Konuya cevap yaz  [ 1 ileti ] 



Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyenler: Kayıtlı kullanıcı yok ve 0 misafir


Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumda konulara cevap yazamazsınız
Bu forumda kendi iletilerinizi değiştiremezsiniz
Bu forumda kendi iletilerinizi silemezsiniz
Bu forumda dosya ekleyemezsiniz

Arama:
Git:  

Web

News News Site map Site map SitemapIndex SitemapIndex RSS Feed RSS Feed Channel list Channel list
Powered by phpBB © 2000, 2002, 2005, 2007 phpBB Group
phpBB2 template by N.Design Studio
phpBB3 template by SE-Tuning
phpBB3 Türkçe: phpBB Türkiye
phpBB SEO