Bize her gün bir meşgale lazım
İsmet Berkan
Sanki memleketin en önemli meselesi buymuş gibi Merkez Bankası'nın
İstanbul'a taşınıp taşınmamasını konuşuyoruz. Aslında taşınsa ne olur, taşınmasa ne olur. Veya taşınsa da olur taşınmasa da. Ama memleketin bütün gazeteleri ve bütün kalem erbabı bu konuyu yazıp çizmeye başlayınca birden ortaya hak ettiğinden daha fazla yer edinen bir magazin tartışması çıkıyor.
Birincisi, taşınmanın Merkez Bankası'nın özerkliğini zayıflatacağını düşünmüyorum. Merkez Bankası'nın özerkliğini bir türlü atanmayan başkan yardımcıları, bir türlü atanmayan para kurulu üyeleri zedelemiyor da, banka merkezinin banka başkanı ve çalışanlarına rağmen taşınması etkiliyorsa, yazık bize.
Her hükümetle özerk Merkez Bankası arasında belli bir gerilim olması beklenir, hatta böylesi bir durum belki tercih bile edilir ama gerçek gerilim bankaya yapılmayan atamalarda yaşanıyor ve ekonomiyi asıl etkileyecek olan konu da bu. Türk basını bunu hatırlamıyor, onun yerine taşınma konusunu ön plana getiriyor.
İkincisi, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın bir anonim şirket olduğu da unutuluyor. Şirketlerde böyle kararları genel kurul verir. Genel kurulda da, şirketin en büyük hissedarı olarak Hazine'nin, yani hükümetin sözü geçer. Taşınma için yasaya falan gerek yok.
Üçüncüsü, Merkez Bankası'nın İstanbul'da Ataşehir'e taşınacağı da nereden çıkıyor. Levent'te, tam da Kanyon'un karşısında 18 dönüm arazisi var bankanın. Hükümet ve İstanbul Belediyesi çok meraklıysa bu arsayla ilgili imar sorunlarını çözsünler, yıllar önce yapılmış olan mimari proje uygulansın.
Dördüncüsü, bankanın taşınması bankaya güç mü katacaktır, bankayı zayıflatacak mıdır? Ankara'dan İstanbul'a gelmek istemeyen bir kısım önemli/kritik personel bu aşamada istifa ederse, emekliliğini isterse banka zayıflamış olmayacak mıdır?
Beşincisi, hükümetin başkenti Ankara'dan İstanbul'a taşımakta olduğu iddiası kadar gülünç bir iddia duyanınız var mı? Ankara'nın başkentliği Anayasa'ya bile yazılmış bir konuyken bu iddiaları dile getirmek bana komik geliyor.
Bana soracak olursanız İş Bankası'nın Ankara'dan İstanbul'a taşınması Merkez Bankası'nın taşınmasından çok daha önemli bir olaydı. Ankara'nın iktisadi merkez olmaktan çıktığı gün o gündür. Şimdi Ziraat ve Halk'ın da İstanbul'a gelecek olması, Ankara'nın nasıl gerilediğinin kanıtıdır. Bu bankaları devlet zoruyla Ankara'da tutmak, onların İstanbul'a taşınma ihtiyacını doğuran şartları ortadan kaldırmaz.
Altıncısı, Merkez Bankası'nın İstanbul'a taşınıyor olması, İş, Ziraat ve Halkbank gibi bankaların taşınma gerekçeleriyle aynı olamaz. Merkez Bankası'nın hükümet merkezinde olması bana daha doğru olur gibi geliyor. Çünkü Merkez Bankası bankalardan çok hükümetle ilişkisi daha fazla olan bir kurum.
Yedincisi, Merkez Bankası'nın taşınacak olması yine de dünyanın sonu değil. Hatta belki hükümet merkezinden uzaklaşmak bankanın özerkliğini daha da pekiştirebilir.
Sekizincisi, bu tartışma gerçekten gereğinden fazla büyüdü ve uzadı.