* Oturum Aç   * Kayıt Ol


Son ziyaretiniz:
Sistem saati: Sal Ekm 21, 2014 1:46 am
Cevapsız iletiler
Aktif konular



Yeni konu gönder Konuya cevap yaz  [ 2 ileti ] 


Yazar Mesaj
 İleti başlığı: 10 Padişah Deviren Kürt, Zaro Ağa
İletiTarih: Pts Oca 26, 2009 11:26 am 
Çevrimdışı
Belawela Muhtarı
Belawela Muhtarı
Kullanıcı avatarı

Kayıt: Pzr Ekm 15, 2006 12:05 pm
İleti: 19721
Konum: Bu kadar meraklı olmayın:)
Ruh Hali: Mutlu
Cinsiyet: Erkek
Burç: Kova
Takım: Galatasaray
Çağımızda insanların yaşam süresi gelişen tıp ve modern yaşamın sağladığı imkanlar sonucu her geçen gün artış gösteriyor. Günümüz istatistikleri dünyamızda bir insanın ortalama yaşam süresinin 66.12 yıl olduğunu gösteriyor. Dünya Nüfus Örgütünün yayınladığı verilere göre en uzun yaşam süresine ortalama 82 yılla Japonlar sahip. Dünyanın en yoksul ülkelerinden biri olan Swaziland’da ise bir insanın ortalama ömrü sadece 32 yıl.

Dünya tarihi insanların yaşam süreleri konusunda pek fazla veri sağlayacak ayrıntılara sahip değil. Yapılan sınırlı araştırmalara göre ise yerküremizde yaşamış olan insanların ortalama ömrü 20. yüzyıl öncesinde 30 yılı nadiren aşıyordu.

Resim

BRONZ ÇAĞI İNSANLARI 18 YIL YAŞIYORDU

Antik çağ merkezlerinde yapılan kazılarda bulunan mezarlardan hareket eden bilim insanlarına göre ortalama insan ömrü Neolitik çağda 20, Bronz çağında ise 18 yıldı. Antik Roma ve Yunan’da ise insan ömrü 20-30 yıl arasında değişirken Ortaçağ’da ise İslam İmparatorluğunda 35 yılın üstündeydi. Aynı dönemde İngiltere’de ise ortalama insan ömrü sadece 25 yıldı.

20. yüzyılın başında dahi dünyada ortalama insan ömrü 30 ila 40 yıl arasında değişiyordu. Tabii ki bu hesaplara tüm kıtalarda yaşanan kanlı savaşlar büyük etkide bulundu.

İNSANIN YAŞAM KAPASİTESİ MAKSİMUM 120 YIL

Günümüzde tıp biliminde yaşanan gelişmeler insanoğluna uzun ve sağlıklı bir ömür imkanlarını yaratmayı vaad ediyor. Bazı bilim insanları 200 yıl yaşayacak olan insanın bugün doğmuş olabileceğini dillendiriyor.

Ancak uzmanların büyük çoğunluğu ise insan vücudunun bir biyolojik saatinin olduğunu ve insan vücudunun maksimum 120 yıl yaşam kapasitesi olduğu görüşünü savunuyor.

Guiness rekorlar kitabına göre dünyada gelmiş geçmiş en uzun süre yaşamış insan 122 yıl 164 gün ile Fransız Jeanne Calment. Şu anda yaşayan en yaşlı insan ise ABDli Gertrude Baines. Baines şu anda 114 yaşında.

Bu rekorlar doğum tarihlerini ispatlamış kişiler. Gerek Guinness yetkilileri gerekse de bilim insanları 120 yaşını aştığını iddia eden kişileri ellerinde resmi bir doğum belgesi olmadıkça kabul etmiyor.

Dünyanın en uzun yaşamış olan insanları listesinde çok sayıda isim var. Örneğin MS 67 yılında doğan Myeongnim Dap-bu adlı Çinli komutanın 113 yıl yaşadığı Batılı tarihçiler tarafından da kabul edilir. 17. ve 18. yüzyılda yaşayan Annibal Camoux adlı Fransız askerin ise 121 yıl yaşadığı iddia edilmektedir.

1777 DOĞUMLU KÜRT ZARO AĞA

Resim

Fakat dini inanışlarda yer alan uzun ömürlü insanların dışında (örneğin Nuh peygamberin 1000 yıl yaşadığı rivayet edilir) en uzun süre yaşadığı iddia edilen insan bize hiç yabancı değil. 1777 yılında doğduğu iddia edilen ve 1934 yılında hayata gözlerini yuman bu kişi Bitlis’in Mutki ilçesinin Merment köyünden Kürt Zaro Ağa’dır. Doğduğu yıl Osmanlı imparatorluğunun tahtında I. Abdülhamid oturmaktadır. Ağa ABD’de New York Times gazetesine verdiği röportajda annesinin ona kış aylarında doğduğunu anlattığını ve I. Abdülhamid öldüğünde 12 yaşında olduğunu söylemiştir.

ORTAKÖY CAMİSİ VE SELİMİYE KIŞLASI İNŞAATLARINDA ÇALIŞTI

Zaro Ağa’nın babası Şemsi Ağa’dır. Bitlis’teki yaşamı konusunda pek fazla bilgi bulunmamaktadır. Yalnızca burada 7 kez evlendiği bilinmektedir. Zaro Ağa’nın ilk İstanbul serüveni 19. yüzyılın başındadır. Ağa bu tarihte Selimiye kışlasının inşaatında hammallık yapmıştır. Gümrüklerde de hammalık yapan Ağa, 1828’de patlak veren Rus-Osmanlı savaşında Bitlis’e dönerek aşiretinden süvarilerle birlikte savaşa katılır. Ağa burada bacağından yaralanır.

Zaro Ağa yaralandıktan sonra bir süre memleketinde kalır. Ancak 1830’ların ikinci yarısında İstanbul’a döner. 1853 yılında inşa edilen Ortaköy camisinin inşaatında çalıştığından bahsetmiştir.

Zaro Ağa’nın 1826’da Yeniçeri ocağının kaldırılışı sırasında Yeniçeri olduğu ve ölümden Ayasofya’nın altındaki zindanlarda gizlenerek kurtulduğu da iddia edilmektedir.

Rivayete göre Zaro Ağa, 1910’larda bir tarihte elindeki paslı bir bıçağı biletmek için Tophane’deki Bıçakçı Mustafa’ya götürür. Bıçakçı Mustafa, Zaro Ağa’ya elindeki antika bıçak karşılığında yeni bir bıçak ve para önerir. Ancak Zaro Ağa bunu kabul etmez. Ağa, burada Bıçakçı Mustafa’ya Yeniçeri baskınından nasıl kurtulduğunu anlatır.

ZARO AĞA MANKENLİK DE YAPTI

Zaro Ağa’nın 157 senelik yaşamı boyunca birçok işte çalışır. Ama şüphesiz bunların en ilginci İstanbul Sanayi-i Nefise Mektebindeki modellik işidir.

Dönemin kadın ressamlarından Mihri Müşfik Hanım bu mektepte kız öğrencilere resim dersi vermektedir. Ancak öğrencilerin erkek modellerle çalışmaları yasaktır. Müşfik Hanım birçok kez yetkililerin kapısını aşındırır ve erkek model için izin çıkarır. Ama Maarif Nazırı Şükrü Beyin bir şartı vardır. Modellik yapacak erkek yaşlı ve kız öğrencilerin duygularına hitap etmeyecek fiziki özelliklere sahip biri olacaktır. Koca İstanbul’da o günlerde 100 yaşını çoktan devirmiş ve ağzında diş kalmamış olan Zaro Ağa’dan daha uygun hiç kimse yoktur bu iş için.

Zaro Ağa model olarak kızların karşısında bir iki kez çıkar. Daha sonrasında “Kızlar hep bana bakıyorlar, gözlerini benden ayırmıyorlar, üstelik bir çubuk alıyorlar (kurşun kalem), onu uzatıyorlar... Aha, biyle biyle göz kırpiylar. Sonra başımı, yanağımı okşiyalar. Buraya bah, beri bah dirler, hangisine bahayım bilmirem, hepsi de huriler gibi, bir iki dane olsa ne ise. Emme ben bu kadar kızı nideyim, aha gelmem vallah...” demiş ve işi bırakmıştır.

REKLAM YILDIZI ZARO AĞA

Zaro Ağa’nın asıl ünü dünyaya fındık tanıtımı için Milli İktisat ve Tasarruf Cemiyetinin yaptırdığı bir kampanyayla yayılır. Dünyada en uzun yaşayan adam olarak tanıtılan Zaro Ağa’nın iki genç kadınla çekilmiş fotoğrafının bulunduğu kartpostal birçok ülkede dağıtılır. Ağa böylece uluslararası üne kavuşur.

Ömründe 10 padişah, 28 sadrazam, 2 Cumhurbaşkanı ve 5 başbakan gören Zaro Ağa, Fransa, İtalya, İngiltere ve ABD’ye gider. Özellikle ABD seyahati bu ülkede büyük yankı uyandırır ve başta New York Times olmak üzere dönemin birçok gazetesi Zaro Ağa’nın ziyaretine geniş yer verir.

AĞA ABD ZİYARETİNDEN ETKİLENİR

ABD gazeteleri Zaro Ağa’dan dünyadaki en yaşlı adam olarak bahseder ve onun evlenmek istemesini ön plana çıkarır. Ağa ABD’nin New York şehrindeki gazetecilerle Kürtçe bilen bir tercüman aracılığıyla konuşur.

Zaro Ağa, ABD’de gördüğü ilgiden memnun bir şekilde İstanbul’a döner. Kendisine vaad edilen parayı kazanamamış ve evlenememiştir. Dönüşünden sonra garip bir şekilde Amerika hayaliyle yaşamaya başlar. ABD’ye geri dönmek ve yabancı bir kadınla evlenmek istediğinden bahseder.

Zaro Ağa kendisinin 154 yaşında olduğu hatırlatarak evlenip ne yapacağını soran gazeteciye “evladım gece yorgan kayiyo, üşüyorum” cevabını verir.

‘VAKİT TAMAM’

Ağa 1934 yılının Nisan ayında aniden rahatsızlanır. Yakınları tarafından hastaneye götürülen Zaro Ağa, Şişli Etfal Hastanesinde 15 gün yatar ve iyileşerek taburcu olur. Ancak Ağa 15 Haziran 1934’te yeniden fenalaşır. 16 Haziran günü Şişli Etfal Hastanesine kaldırılan Zaro Ağa, tedavi sırasında kendinden kan alan doktora “Bütün bunlar neye yarar? Vakit gelince doktor ne yapar?” der.

Zaro Ağa ölümünden önceki 3 gün şuurunu tamamen kaybeder. Doktoruna göre son sözleri “Vakit tamam”dır.

Zaro Ağa’nın ölümünün ardından otopsi yapılır. Otopsi sonuçlarına göre ölüm nedeni böbrek yetmezliğidir. Ağa’nın ayrıntılı olarak gerçekleştirilen otopsisinin sonuçları Batılı ülkelerdeki üniversitelere gönderilir. Daha sonra Eyüp Mezarlığına defnedilir.

Ağa’nın beyni de incelendikten sonra bir sıvı içerisinde muhafaza edilir ve daha sonra Sultanahmet Sağlık Müzesinde sergilenmeye başlanır. Ağa’nın beyni uzun yıllar sergilendikten sonra kaybolur.

TÜTÜNDEN HİÇ VAZGEÇMEDİ

Zaro Ağa’nın uzun yaşam sırrı olarak çok sevdiği bulgur ve yoğurt gösterilir. Ancak Zaro Ağa’nın uzun yaşamının birçok gününde karnını sadece yavan ekmekle doyurmak zorunda kaldığı da bilinen bir gerçektir. Şaşırtıcı olan bir diğer nokta ise Zaro Ağa’nın tüm yaşamı boyunca hatta son günlerine kadar tütünden hiç vazgeçmemesidir. Hatta Milli İktisat ve Tasarruf Cemiyetinin yayınladığı reklamda Ağa’nın uzun ömrünü “Türk tütününe” borçlu olduğu ifade edilir.



ANF NEWS AGENCY

_________________

Saçlarındaki aklar tel tel...
Rüzgar "Bémal" şarkısını söylüyor senin için...
Bu dünyaya gelişin farklıydı,duruşun farklı...
Gidişin de öyle mi olmalıydı Bémal!


Sayfa başı
 Profile bak E-posta  
 


 İleti başlığı: Re: 10 Padişah Deviren Kürt, Zaro Ağa
İletiTarih: Pts Oca 26, 2009 1:34 pm 
Çevrimdışı
Yarbay
Yarbay
Kullanıcı avatarı

Kayıt: Pzr May 04, 2008 5:23 pm
İleti: 4106
Ruh Hali: Üzgün
Cinsiyet: Kadın
Burç: Koç
Takım: Galatasaray
“Bütün bunlar neye yarar? Vakit gelince doktor ne yapar?” ne de güzel söylemiş.
vakit tamamlanınca birşey bahane olur
sağol siyabend zaro ağayı tanımamıza vesile olduğun için

_________________
Resim
Resim


Sayfa başı
 Profile bak E-posta  
 
Önceki iletileri göster:  Sıralama  
Yeni konu gönder Konuya cevap yaz  [ 2 ileti ] 



Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyenler: Kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir


Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumda konulara cevap yazamazsınız
Bu forumda kendi iletilerinizi değiştiremezsiniz
Bu forumda kendi iletilerinizi silemezsiniz
Bu forumda dosya ekleyemezsiniz

Arama:
Git:  
cron
News News Site map Site map SitemapIndex SitemapIndex RSS Feed RSS Feed Channel list Channel list
Powered by phpBB © 2000, 2002, 2005, 2007 phpBB Group
phpBB2 template by N.Design Studio
phpBB3 template by SE-Tuning Google
phpBB3 Türkçe: phpBB Türkiye
phpBB SEO