Makyevelist Kişilik

Düşüncelerinizi Özgür Bırakın
Cevapla
Piremerd
Üstteğmen
Üstteğmen
Mesajlar:413
Kayıt:07 Kas 2006 13:36
Makyevelist Kişilik

Mesaj gönderen Piremerd » 20 Mar 2007 18:51

Insanin "tarihin öznesi olma" ütopyasindan bir hayli uzaklasmaya basladigi bu yeni ekonomik, toplumsal-kültürel ve psikolojik dönüsüm noktasinda, bu günlerin moda deyimiyle Yeni Dünya Düzen(i)sizliginin hakim kilindigi bu dönüsüm noktasinda, insanin yalnizligi, güvensizligi, korkulari hizla artiyor. Insanin korku ve güvensizligin hizla artmasi, insan iliskilerinin temel karakteristik özelliklerini, kisilik yapisini da olumsuz anlamda bir degisime/dönüsüme ugratiyor. Bugün, artik, insan iliskilerinde hakim olan kisilik yapisi "makyavelist" bir kisilik yapisi olmus durumda.

Makyavelizmin temel ilkesi, "amaç, araci mesrulastirir" hatta kutsallastirir. Amaca ulasmayi son kertede rasyonellestiren, siddet ile yönetimi ele geçirmeyi ya da her yola basvurup "köseyi dönmeyi" öngören böylesi bir zihniyet-ideoloji, politik ya da psikolojik tavir, tüm norm sistemlerini, moral anlayislarini da alt üst ediyor. Gündelik hayatin örgütlülügünde kendini yeniden üreten kaos içindeki insan ise, sürekli "yeniden yapilanma" süreçleri içinde, yeni yeni uyumlara zorlaniyor. Bu, giderek, makyavelist kisiligin öne çikmasina zemin hazirliyor. Çünkü, insan yasamin ayni aninda, çesitli anlamlara gelen daha çok degerli, sentetik enformasyonlarla, degil hakikati ögrenmeyi, düsünmeyi düsünmenin bile nostalji oldugu, yasamin detaylarinin silindigi bir ortamda, sürekli kisilik krizleri, nörotik rezignasyonlar, hizla kroniklesme egilimi gösteren depresyonlar ve sizofrenik kisilik yariklari ile karsi karsiya kaliyor.

Insanlar arasindaki iliskilerde ise bir yandan yapmacik-sentetik sempati ve kibarlik gösterileri yapilirken, öte yandan sasirtici bir duygusuzluk ve bir tür moral-anestezi içinde her türlü entrikayi mesrulastiran bir tutum (tavir) ortaya çikiyor.

Zorlanan insan da kaçinilmaz olarak, makyavelist kisilige yöneliyor. Çagimizda karsilastigimiz bu makyavelist kisiligin ise artik bir teorisi ve moral ilkesi kalmamistir. Çünkü, hakim olan makyavelist kisiligin, sözüne ve duygularina güvenilmez. O, ne dine, ne bilime inanir. O'nun insancil bir heyecani, duygusu, arzusu yoktur. Tek amaci mümkün oldugu kadar maddi-politik güç sahibi olmak ve hep kazanmak, daha çok kazanmaktir.

Her seye karsin günümüzün bu yeni tutucu makyavelist kisiliginin, dogmatik, kati, saldirgan ve batil inançli oldugunu da söylemek mümkündür. Ve bu makyavelist kisilik (tipi), politik bir hareket degil, bir toplumsal karakterdir ve en temel boyutu anti demokratik niteligidir.

Bu makyavelist kisilik tipi ayni zamanda, tutucu-dogmatik ve hosgörüsüzdür. Bu makyavelist kisilik tipi, paranoid boyutlara varan bir korku, güvensizlik ve toplumsal yalitlanma korkusu içinde, dis dünyaya kapali, sistematik düsünceden-felsefeden yoksun olarak yasamaktadir. Sistematik düsünemedigi için bilimsel bilgisi degil inançlari gelismektedir ve politik davranislarini çok kez bu inançlariyla belirlemeye çalisir. Ancak, makyavelist kisilik tipi, yine de inanmak/inanmamak arasinda büyük korkular içinde yasar. Makyavelist kisilik tipi, yogun güvensizlik ortamlarinda ise çok daha saldirganlasir ve fanatiklesir. O gerçek bir fanatiktir aslinda.

Böylesi bir durumda -yani toplumsal boyutta insan iliskilerine makyavelist kisiligin hakim oldugu bugünlerde- insan, salt düsündügünden dolayi basina bir hal gelmemesi için, delilige ve çilginliga siginir. Çünkü, bugün çilginlik, aklin tek ve son siginagi olmustur.

68 hareketinde, son bir kez daha canlanir gibi olan insan, artik bugün itibariyle tarihin yeni ve belki son dönemine, ama bu kez sessiz sedasiz ve hatta sentetik bir mutluluk ve bir tür taklit-sahte -simulation- dünyasi içinde, bu yeni yasam biçimlerine uyum saglamaya çalisiyor. Uyum saglanmaya çalisilan bu yeni yasam biçimi ise makyavelist kisilik yapisini ortaya çikaran Yeni Dünya Düzensizligi'nin ta kendisidir.

Bu arada Karl Marx'in ilk kez 1939 yilinda basilan ve bu nedenle de tüm dünya kamuoyunun varligindan ancak 1939 yilinda haberdar oldugu "1844 El Yazmalari" adli eserinde yer alan yabancilasma konusundaki düsünceleri, hâlâ bugünün tek ve asil sorunu olarak önümüzde duruyor.


(*) Makyavelizm kavraminin yerlesmesine neden olan Makyavel (Niccolò Machiavelli), 1469-1527 yillari arasinda yasamis Italyan düsünürüdür. Makyavel'in öne sürdügü kuram, ardillari tarafindan çok çeliskili biçimlerde yorumlanmis, söylemedigi ve yazmadigi birçok sey kendisine maledilmistir. Ama sonuçta Makyavel, kimsenin kolayina -özellikle içinde yasadigimiz günlerde- vazgeçemedigi güncel bir politik tumunun kuramcisi olarak tarihe geçmistir. Makyavel için patriot, demokrat, anti-krist, kuramci, humanist, moralist-ahlakçi, polit-kriminal, teknograt, objektif-analitikci ve hiç kuskusuz dahi, seytanin avukati, despotlarin akil hocasi vb. gibi pek çok sey söylenmistir. Ancak, her seye karsin, Makyavel, 15. Yüzyil Italyasinin, toplumsal yapisini, insan malzemesini, insan psikolojisini son kerte sogukkanli analiz etmis ve bulgularindan gene son kerte realist sonuçlar çikarmistir. Hiç olmazsa, Makyavel zamanindan beri, politik düsünmeye çalisanlarin kafalarinda ilginç etik-politika iliskileri ortaya çikmistir. Ancak bugün insan iliskilerine egemen olan Makyavel kisilik, tam da post-modern döneme uygun bir kisilik tipi örnegi sergilemektedir. Bir kaçis, güvensizlik ve "çikarcilik" üzerine kurulu kisilik tipi, her yanini sarmis toplumun.


Ehmede_Omeri
Banned
Banned
Mesajlar:1042
Kayıt:24 Şub 2007 19:20
Ruh Hali:Kızgın
Cinsiyet:Erkek
Burç:Terazi
Takım:Galatasaray

Mesaj gönderen Ehmede_Omeri » 21 Mar 2007 00:48

ilginç :cry:
Cevapla

“Özgür Düşünce & Felsefe” sayfasına dön