Darbe'nin 17 Yaşında İdam Ettiği Genç!

Paylaşmak istediğiniz her şey
Cevapla
Kullanıcı avatarı
Siyabend
Belawela Muhtarı
Belawela Muhtarı
Mesajlar:19658
Kayıt:15 Eki 2006 12:05
Ruh Hali:Mutlu
Cinsiyet:Erkek
Burç:Kova
Takım:Galatasaray
Darbe'nin 17 Yaşında İdam Ettiği Genç!

Mesaj gönderen Siyabend » 12 Eyl 2007 12:01

Resim

12 Eylül darbesinin üzerinden 27 yıl geçti. Ancak bu idam uutulmadı...


Erdal Eren'in idam kararını iki kez bozan emekli hakim VATAN'a konuştu

12 Eylül döneminin "Asmayalım da besleyelim mi" politikasının bir kurbanı!

Çocuk haksız yere asıldı O hengamede çala kalem gitti

12 Eylül darbesi sonrası darağacına gönderilen Erdal Eren’in idam kararınını iki kez bozan Yargıtay 3’üncü Dairesi üyesi emekli Hakim Albay Ahmet Turan 28 yıl sonra ilk kez konuştu:

“Eren’in er Zekeriya Önge’yi kasten öldürdüğüne dair vicdani kanaatim yoktu. Eren önden ateş etmiş, asker sırtından vurulmuştu. Kurşunun da o tabancadan çıktığına dair kanıt yoktu.”

30 Ocak 1980... Sağ sol çatışmasının doruk noktasına çıktığı, sıkıyönetim günleri... Yurtsever Devrimci Gençlik Derneği üyesi ODTÜ öğrencisi Sinan Suner, MHP’li Bakan Cengiz Gökçek’in koruması Süleyman Ezendemir tarafından öldürülünce olaydan 2 gün sonra bir protesto gösterisi yapılır. Göstericiler ile askerler arasında çıkan çatışmada er Zekeriya Önge ölürken, Erdel Eren 24 kişiyle gözaltına alındı. Bundan sonra tarihin belki de en hızlı yargılama süreci yaşandı ve Erdal Eren 19 Mart 1980’de idama mahkum edildi. Eren 13 Aralık 1980’de Ankara Merkez Cezaevi’nde idam edildi. Yakın tarihimize damga vuran olayın perde arkasını emekli Hakim Ahmet Turan şöyle anlattı:

İdam kararını 2 kez bozduk

Erdal Eren davası 12 Eylül’den önce başlamıştı ama sıkıyönetim ilan edildiği için sıkıyönetim mahkemeleri vardı. Erdal Eren, sıkıyönetim mahkemesinde yargılanıyordu. Mahkeme, Erdal Eren’in inzibat eri Zekeriya Önge’yi bilerek, kasten, taammüden öldürdü diye idama mahkum etti. Avukatlar kararı temyiz etti ve dosya bize geldi. Ben raportör olarak atandım. Dosyayı inceledim ve diğer üyelere anlattım.

Erdal Eren’in eri kasten, bilerek öldürdüğü noktasında bir delil yoktu ve 15 Temmuz 1980’de kararı 2 muhalif oya karşı 3 oyla bozduk. Bozma kararımız üzerine dosya tekrar sıkı yönetim mahkemesine gitti. Yeniden yargıladılar Erdal Eren’i... Tekrar idama mahkum edildi. Temyiz edildiği için tekrar bize geldi. Yaptığımız inceleme sonunda 28 Ekim 1980’de kararı tekrar bozduk. Askeri Yargıtay Başsavcılığı kararı “onayın” diye bize göndermişti ama biz kararı yine yetersiz bulduk.

Müebbet olurdu

Kararı 2’nci kez bozunca yasaya göre Başsavcılık kendi tebliğnağmesine aykırı karar çıkınca itiraz hakkı olduğu için itiraz etti ve dosya Daireler Kurulu’na gitti. 15 kişilik heyette 2 muhalif üyenin oyuna karşı 13 üyeyle kararı onadılar. Hakkı Erkan ve Erdoğan Başhekim adlı üyeler bu karara muhalifti. Çünkü Erdal Eren asılmasın, en azından Ceza Kanunu’ndaki 59’uncu takdiri tahrir sebebi yani kendi takdirini kullanarak idam cezasına müebbete çevrilmesini istediler. Ama olmadı.

Kurşunlar incelenmedi

Ben idam kararına karşı çıktım. Çünkü Erdal Eren ifadesinde diyor ki; “İnzibat askerleri üzerime doğru gelirken panikledim ve ateş ettim. Askerlerin hepsi benim hedef menzilim içindeydi. Yedek şarjörüm, tabancamda daha 5 tane mermi vardı. Eğer öldürme kastıyla hareket etmiş olsaydım bunların hepsini kullanırdım. Askerler üzerime gelince ben gelişi güzel ateş ettim” diyor. Burada çok hassas bir nokta var; Vurulan erin cesedinden çıkarılan mermi çekirdeği ile sanığın tabancasından çıkan mermi çekirdeklerinin doğru dürüst mukayesesi yapılmadı. Olay yerinde iki tabancaya ait boş kovanlar bulunuyor ama onların Adli Tıp’a gönderilip mukayesesi yapılmadı. Eri vuran kurşun yüzde 100 Erdal’ın tabancasından çıktı diye bir şey yok dosyada. Çünkü incelenmemiş.

Provokasyon olabilir

En önemlisi; Erdal Eren girdiği bir evin bahçesinde sinmiş bir yere. Askerler geliyor. Elinde de kendi tabancası var, gelişi güzel ateş etmiş. Diyelim ki gelen askerleri hedef gözeterek ateş etti. Üzerine gelen askerlerden biri öldüğüne göre göğsünden yara alması lazım. Halbuki vurulan asker sırtından vurulmuş. Bu durumu Avukat Niyazi Ağırnas duruşmada söyledi ve ’bir provokasyon olabilir’ dedi. Benim vicdani kanaatim provokasyon vardır ya da yoktur diyemem ama yüzde 100 Erdal’ın tabancasıyla vurulduğuna dair kesin delil yoktu. O nedenle ben iki defa kanaatı bozdurdum. Benim görüşüm doğrultusunda Yargıtay 3. Dairesi ama Daireler Kurulu da 2 muhalif üyeye karşı onadı.

Kemik ölçümü yapılmadı

Erdal Eren’in yaşı tutmuyordu, 18 yaşında değildi. Rontgen çektirip kemik kalınlıklarına göre bir rapor hazırladılar ve 18 yaşında dediler. Onun inandırıcı olduğunu sanmıyorum. Adli Tıp’ta adam rontgeni çekiyor ve yaşı 18 diyor. Tarafsız mıdır? Nereden bileceğim o ortamda.

Hafifletici neden gözetilmedi

Çocuk “Ben eğer askerlere karşı hareket etmiş olsaydım. Hepsi benim atış menzilim içimde. Paniğe kapıldım ateş ettim” diyor. Bir sürü insan geliyor ama o ateş etmeyi durdurmuş. Bütün ifadelerinde “Benim bu eylemimden dolayı Zekeriya Önge ölmüşse, buna ben neden olmuşsam çok üzüntü duyuyorum” diyor. Her noktada, her duruşmada söylüyor bunu. Bu üzüntü ifadesi yargılama esnasında takdiri hafifletici sebeptir.

‘Emirle hakimlik olmaz’

12 Eylül 1980’de Kenan Evren ve Kuvvet Komutanları’nın yönetimde iş başına gelmesiyle anayasa yürürlükten kaldırıldı. Biz Yargıtay Mahkemesi olarak anayasaya göre kurulmuş kuruluşlarız. Anayasa ortadan kalktığına göre işlevimiz kalmadı. Asker yönetime el koyduktan sonra istifaları ve emeklilikleri durdurdu. 12 Eylül harekatını beğenmeyenler ayrılıp gidebilirdi. Buna mani olundu. 1981 Ağustos’un da ayrılmak isteyenler için 15 günlük bir süre tanıdılar. Ben ve 17 arkadaşım ayrıldık. Benim yaş haddime 8 sene vardı ama erken emeklilik istedim. Anayasa olmadığı için emre göre görev yapmam gerekiyordu. Onu da ben kabul edemezdim Atatürk’ün okullarında yetişmiş bir aydın olarak. İsteğe göre karar vermek durumundasın demektir o zaman. Anayasa yoksa, garantin de yok demektir. Eğer emre göre karar vermek istemiyorsan yapılacak olan iş ayrılmaktır. Emirle hakimlik olmaz. Açıktan kimse emir vermedi. Ama hissediyorsun, rahat olmuyorsun karar verirken.

Evren incelese idam ettirmezdi

Askeri Yargıtay Daireler Kurulu’nun 2’ye 13 oyla ”idam edilsin” kararını Kenan Evren’in başkanlık ettiği 5 kişilik Konsey de onayladı. Eğer Konsey, kararı bir hukukçuya dikkatlice tetkik ettirseydi, iki üye neden muhalif kalmış. ”Doğru mu yanlış mı yapıyoruz“ diye incelettirselerdi ”İdam ettirmeyelim“ diyebilirlerdi. Bu yapılmadı. O hengamede çala kalem gitti. İdam edildiğinde çok üzüldüm. Bence haksız yere idam edildi.


12 Eylül bilançosu (Adalet Bakanlığı verilerine göre)


50
İdam edilenlerin sayısı

144
Kuşkulu ölümlerin sayısı


171
İşkecede ölenlerin sayısı


14BİN
Vatandaşlıktan çıkarılanlar


Gökalp EREN (Erdal Eren’in amcasının oğlu)




Adli Tıp tiyatro oynadı

İdam sürecinin başlangıçı dönemin başbakanı Demirel’in ”Bu olayın failleri TCK’nın en ağır hükümlerince cezalandırılacaktır “ lafıdır. Cuntacılar bunun gereğini yaparak Erdal Eren’i darağacına gönderdi. Erdal mahkeme süresince ”Korktuğum için değil, doğrusu bu olduğu için söylüyorum“ dedi. Cinayete uygun bir Adli Tıp Heyeti oluşturuldu ve burada adli tıp uzmanı bile bulunmuyordu.


Nihat TOKTAY (Erdal Eren’in avukatı)

Otopsiler tam tersiydi

Otopside kurşun giriş deliği etrafında yanık halesinin olduğu yazılıydı. Bunun anlamı yakından atış yapıldığı, yani 10 santim ile bir metre arası demektir. Ancak Eren’in en yakın askere uzaklığı 12.5 metreydi. Yine, kurşun askerin sırtından giriyor ve aşağıdan yukarı yol izliyor, göğsünden çıkartıyorlar. Yani atışı yapanın Önge’den aşağıda olması gerekiyor. Ancak Erdal’ın konumu en az 2 metre 30 santim Önge’den yukarıda, yani kurşunun yukarıdan aşağıya girmesi gerekiyor.

Tülay ŞUBATLI


ZAGROS
Moderator
Moderator
Mesajlar:9466
Kayıt:28 Şub 2007 22:02
Ruh Hali:Huzurlu
Cinsiyet:Erkek
Burç:Koç
Takım:Fenerbahçe

Re: Darbe'nin 17 Yaşında İdam Ettiği Genç!

Mesaj gönderen ZAGROS » 12 Eyl 2007 18:52

ellerinde olsa şimdide darbe yapmaya kalkışırlar bence
beyazgül
Yönetici
Yönetici
Mesajlar:7631
Kayıt:16 Eki 2006 09:06
Ruh Hali:Yorgun
Cinsiyet:Kadın
Burç:Yay

Re: Darbe'nin 17 Yaşında İdam Ettiği Genç!

Mesaj gönderen beyazgül » 13 Eyl 2007 15:47

aman Allah korusun :asabi2
Kullanıcı avatarı
Siyabend
Belawela Muhtarı
Belawela Muhtarı
Mesajlar:19658
Kayıt:15 Eki 2006 12:05
Ruh Hali:Mutlu
Cinsiyet:Erkek
Burç:Kova
Takım:Galatasaray

Re: Darbe'nin 17 Yaşında İdam Ettiği Genç!

Mesaj gönderen Siyabend » 13 Eyl 2007 23:05

Darbe demek Türkiye'nin sonu demektir.Kimse kolay kolay bu hataya düşmeyecektir.
beyazgül
Yönetici
Yönetici
Mesajlar:7631
Kayıt:16 Eki 2006 09:06
Ruh Hali:Yorgun
Cinsiyet:Kadın
Burç:Yay

Re: Darbe'nin 17 Yaşında İdam Ettiği Genç!

Mesaj gönderen beyazgül » 14 Eyl 2007 09:52

olmaması gereken bir şey zaten hem şuan için bunu gerektiren olaylarda yok..
Cevapla

“Serbest Kürsü” sayfasına dön