Çılgına Dönen Türkler Ve Çılgınca Sorular

Paylaşmak istediğiniz her şey
Cevapla
beyazgül
Yönetici
Yönetici
Mesajlar:7631
Kayıt:16 Eki 2006 09:06
Ruh Hali:Yorgun
Cinsiyet:Kadın
Burç:Yay
Çılgına Dönen Türkler Ve Çılgınca Sorular

Mesaj gönderen beyazgül » 25 Eki 2007 17:42

Çılgına dönen Türkler ve çılgınca sorular… (6.Etap)


Son 1 ayda yaşanan 50’ye yakın asker ve sivilimizi kaybettiğimiz terörist saldırılar sonucu milletin teröre olan isyanı ve kahpe pusulara olan sabrı meydanlara taştı,Türkiye ayağa kalktı ve sokaklarda artık şu sloganlar duyulmaya başladı: “ya bu kanı durdurun yoksa millet durduracak!”

Büyük oyunların oynandığı,etnik ve dinsel bölücülük borusunun öttürülmeye çalışıldığı karadenizde silahını bir yandan havaya sıkan ve aynı anda “ya bu kanı durdurun yoksa millet durduracak!” diye haykıran bir gencin, eyleminin sonunda gözyaşlarına hakim olamadığı görülüyordu. Onu bu psikolojiye iten neydi?

Bir gün bir gazi,bir şehit yakını, her gün teröre, teröriste ve arkasındaki güçlere meydan okuyarak sloganlarla yürüyen gençler, “hepimiz Türk’üz hepimiz Mehmediz” diye inleyen tribünler, ışık yakıp söndürme eylemleri, evini,işyerini her yeri al bayrağımızla donatan ve solcusu,sağcısı, alevisi-sünnisi,doğulusu, batılısı teröre karşı tek yürek olan milyonlar ellerinde al bayraklarıyla “burdaa” diyorlardı her şehidin adı okunduğunda. Öylesine kaynadı ki yürekler, “hepimiz Mehmediz, PKK’ya yeteriz” diyenler kadını, erkeği, genci, yaşlısı en yakın askerlik şubesinde alıyorlardı soluğu. Bu anlayabilene öylesine anlamlı ve önemli bir mesajdı ki. Sevr antlaşması hükümleri gereği ordusu dağıtılan Türkler, nasıl hemencecik Mustafa Kemal’in önderliğiyle yeni bir ordu kurup vatanı canı pahasına savunduysa, şimdi de vatanı bölmek isteyenlere, hem de Türk ordusunu bu emellerinin önünde en büyük engel olarak gören gafillerin gafletlerini yüzlerine vururcasına dosta düşmana haykırıyorlardı: “Bütün Türkler bir ordu katılmayan kaçaktır!”

Peki bu mesaj kime gitmeliydi? Sadece emperyalizmin taşeronu PKK’ya mı? Yoksa Lozan Antlaşması’nı ve Misak-ı Milli sınırlarını hiçbir zaman içine sindirememiş sahte dostlara mı? “Askerliği reddetmeyi hak olarak tanıyın, hukuki adıyla “vicdani reddi” kabul edin” diyen AB Komisyonlarına, teröristlere terörist başı dahil genel af çıkarın diyen sözde müttefike de gitmeliydi.

Bu bağlamda, son saldırılardan sonra alelacele sansürlenmek istenen basında yer alan haberlere dayanarak dehşete düşüren bazı soruları yineleyelim:

Son Dağlıca saldırısı ve onu izleyen operasyon sonucunda PKK'lıların elinde GPS yani coğrafi konum bildiren cihazlar ve doğrudan uyduya bağlantılı telefonlar ele geçirildiği, Türk askerinin mevzilerine PKK timlerinin saldırısından önce uzaktan ABD füzeleriyle saldırıldığı ve asıl kayıpların o zaman verildiği doğru mu?

Türk Ordusu’na saldıran PKK’lılar arasında, teknolojiyi kullanan ve Mehmetçiğe kurşun sıkan “PKK görünümlü ABD askeri ve uzmanı” var mıydı? 13 askerimizin şehit edildiği Gabar pususunu gerçekleştirenlerin helikopter yardımı ile bölgeye bırakılıp, alındığı doğru mu?
ABD jetleri, 1994 Nisan’ında, Kuzey Irak’ta iki Birleşmiş Milletler helikopterini vurdu mu? Ölenlerden kaç tanesi Türk subayı idi? Bu jetler, nereden kalkmıştı? Eski Jandarma Genel Komutanı Org. Eşref Bitlis’i, İncirlik üssünden kalkan bazı uçak ve helikopterlerin PKK kamplarına lojistik destek sağladığını saptadıklarını söyledikten kısa bir süre sonra kuşkulu bir helikopter kazasına kurban vermedik mi?

Son soru: RTÜK’ün yayın yasağı kararına emekli asker ve strateji uzmanlarının yukarıdaki soruları sormaları mı neden oldu?

Artık bir şehit haberi daha duymaya tahammülü kalmayan çılgın Türkler soruyor: “Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım;Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım! ...”






http://www.gazeteport.com.tr/YAZARARANI ... /GP_095894


Cevapla

“Serbest Kürsü” sayfasına dön