
Grekçe ve Latince taşları okumak için 1969’dan beri aralıklı olarak Eskişehir’e gelen Fransız Milli Bilimsel Araştırma Merkezi görevlisi dil uzmanı Prof. Dr. Thomas Drew-Bear, iki yıldır Frig alfabesi üzerinde çalışıyor.
Frigya bölgesinin kendine özgü yapısı olduğunu anlatan Drew-Bear, “Frig alfabesinin Fenikeliler’den geldiği anlaşılıyor. Ancak söz konusu alfabeyi Frigler geliştirdi. Frigler’in kendilerin özgü dilleri vardı. En eski Frig belgeleri M.Ö yedi ve sekizinci yüzyıllara ait kaya anıtlarıdır. Midas şehrinde yazılı anıtlar ve kabartmalar var. Frig devletinin yıkılmasının ardından Frigce yazılmamaya başlandı. Ancak, M.Ö ikinci yüzyılın ikinci yarısında Frigce yazılara tekrar rastlıyoruz. Bu yüzyılın ardından Frigler artık kayalara değil mermer ve kalker taşlara yazdı. Roma İmparatorluğu ile Anadolu’da barış hüküm sürmeye başladı. Halk zenginleşti. Frig halkı tekrar dillerini konuşmaya ve yazmaya başladı” dedi.
MEZAR TAŞI ŞİİRLERİ • Aynı dönemde mezar yazıtları oluşturmaya başlayan Frigler ölüleri için, şiirler de yazıyordu. Prof. Dr. Drew-Bear şöyle yazılara yer verildiğini anlatıyor: “Genç ölen bir kızın mezarında ‘Yazık, evlenmeden öldü. Çiçek açılmadan soldu‘, genç bir erkeğin mezarında da ‘Kendi annesini ve babasına bakamadı’ yazıyor.” Lanetlemelerin yer aldığını kaydeden Prof. Dr. Drew-Bear, mezarlarda “Bir kişi mezara zarar verirse tanrılar onu cezalandırsın”, “Kendi çocuklarının ölümlerini görsün”, “Evi yansın”, “Evlenemesin” ya da “Ne toprak, ne de deniz onu taşısın” gibi korkunç lanetlemelerin bulunduğunu söyledi.
KISA YAZILARI ÇÖZMEK ZOR • Frigler’in sunaklardaki yazılarda da adalet tanrısından bahsettiklerini ifade eden Drew-Bear, “Bundan Frig döneminde bu topraklarda adaletsizlik olduğu anlaşılıyor. Bu tanrı Frigya dışında bulunmaz. Frigler adalet tanrısını iki erkek figürü olarak betimlerdi. Birinin elinde ölçü, diğerinin elinde bir tartı vardı. Ancak, kısa olmasından dolayı bazı Frig yazılarını çözemiyoruz. Uzun yazılar çıkarsa Frig alfabesinin hepsini çözebiliriz” dedi.
Roma döneminde Frigce’nin kutsal ve kuvvetli bir dil olarak görüldüğünü ifade eden Prof. Dr. Drew-Bear, “Roma döneminde Frigce, tanrının diliydi. Zeus ve Kibele’nin Frigce konuştuğuna inanıyorlardı. İbadet ve dua ederken Frigce kullanıyorlardı. Dönemin din adamları Frigce konuşuyordu” dedi.

