Cehennemde çalması beklenen şarkılar :)

Uçuk kaçıkların buluşma noktası
Cevapla
Heval
Yarbay
Yarbay
Mesajlar:3444
Kayıt:23 Eki 2006 08:59
Ruh Hali:Mutlu
Cinsiyet:Erkek
Burç:Terazi
Takım:Galatasaray
Cehennemde çalması beklenen şarkılar :)

Mesaj gönderen Heval » 25 Mar 2007 15:27

mazhar alanson - yandım
kayahan - allah'ım neydi günahım
orhan gencebay - batsın bu dunya
muslum gurses - son pısmanlık
celik-dongi dongi... cehennemde çalmasına gerek yok.nerede çalınırsa orayı cehenneme çeviriyor zaten
nalan - afffettt yanıyorum affettt..
banu alkan - neremi neremi...
kayahan - cehennemde yansın bu dilim bir yemin ettimki dönemem..
beni yak, kendini yak...
şaka değil yanıyorum tutmayın beni
megadeath - welcome to hell

sertab erener'den :
yanarım yanarrrııııımmm,
ne yapsam yanarııııımm
yanarııım yanarııım,
gun gecer yanarım

tsm den :
sensiz cennet bile surgun sayilir...

almora'nın cehennem geceleri isimli şarkısı
kendim ettim kendim buldum...
feridun düzağaç - alev alev
Kurtar beni tanrım,içim yanıyor....


fuanda arar - yangın yeri
mahsun kızmırıgül - yan yaralı yüreğim yan
sezen aksu - yanmışım ben
sinan zorbey - yanmışım zaten
ferdi tayfur - mahşer günü
ferdi tayfur - yaktı beni
Yanar döner gecelere verdin kendini


İbrahim Tatlıses: Yanıyorum söndürelim mii ?
Şeytan: sttir sttir
İbrahim Tatlıses: Çıktı ateşim indirelim mi?
Şeytan: sttir sttir
Izel - Ah yandim ben Allahim

Ankaralı namık - yan cehennem yan 5 kamyon kömürle geliyom

sezen aksu-yanarım

Elvis castello - welcome to the working week (sağlam şarkıdır)
Rem - welcome to the occupation (bence bu çalar orda )
Rem - Burning hell
Twisted sister - burn in hell
Inxs - devil inside
Metallica - Devils dance :yeah

aLın eN uyDuRuk wede Komik $aRkı

Demedim demedim bir şey demedim
Derdimi kimseye söylemedim
Eredem teredim herşey meredim
Keltimi şerlere çelteledim

Çok gerilince sinirlerim
Tutamam çenemi söylenirim
Kulağı vardır şşşşt heryerin
Zararı küpüne sirkenin

Honki ponki toni nok
Çalona bimbo bori rok
Muşi muşi hubobo kozi zok
Çiki çiki şayne tiki tak tok

Hiçbir anlamı yok bu sözlerin
Sadece rahatlamak için söyledim
Sende mi öğrendin aferin
Haydi gel beraber söyleyelim

Yedi kocalı hürmüs : Tanrım bana 3 tane 3te yetmez 5 tane 5 yetmez 7 tane ver ver ver ver ver allahım ver

derken zebanilerle çevrilir etrafı

Çelik - Ateşteyim ateşte

yandım allah yandıııım
yandırma beni
derin uykulardaaaan
kaldırma beni...


Çok eskilerden bi şarkı vardı..

Yangıın var yangınnn varrr
Ben yanıyoruuum
Yetişin a dostlar tutuşuyoruummm .. ..

Bülent Ersoy - Yananı görür Allah
Allah allah
E görür inşallah
İnşallah
Çaresiiii yoktuuuur maaaazallaaahh

Elalarını elalarını
Allah versin belalarını ..

ateş seni çağırıyor - burger king



güllü:
bir bakışın yeter yanarım inan
ateşler içinde kalırım her an
sen sevmesen bile severim nan!
elindeyim işte oyuncak gibi


bu şarkı cehhennemin dar sokaklarında giderken seyyar satıcı arabasının içinde çalıyo,bi an öyle hayal ettim

beni yak kendini yak herşeyi yak - sezen aksu

ooof offf kömür gibi yanıyorum - Gülşen

Allahım neydi günahım, günahım neydi Allahım


ah yandım ben Allahım buna can dayanmazzz


Muhtemelen bu şarkıyı zebaniler söyler:

Deliyim közü kara deliyim
Yakarım Roma'yı da yakarım ben..


sıcak çok sıcak..sıcak daha da sıcak olacak

Düş Sokağı Sakinleri - Cehennemden Cennete.

Cehennemden geldim cennete gidecem.
Seviştim dünyayıda yanımda götürücem.


kul zebaniye seslenir: ah bir ateş ver cigaramı yakayım

özgün şeytan
ruhumu artık şeytana sattım

tarkan :şeytan azapta


FD: alev alev yandığım doğru

Eller günahkar
Diller günahkar
Bir çağ yangını bu bütün dünya günahkar
Masum değiliz hiç birimiz

Zebaniler : Yakın hepsini nan bunların


Ehmede_Omeri
Banned
Banned
Mesajlar:1042
Kayıt:24 Şub 2007 19:20
Ruh Hali:Kızgın
Cinsiyet:Erkek
Burç:Terazi
Takım:Galatasaray

Mesaj gönderen Ehmede_Omeri » 25 Mar 2007 20:28

--------------------------------------------------------------------------------
Üniversiteli delikanlı Kolejli kıza bir voleybol maçında rastladı. Okul salonundaydı maç. Tribünsüz,minik bir salon.. Seyircilerle, oyuncular arasında, sahanın çizgisi vardı sadece..O kadar yakındılar.Delikanlı, bu tatlı, bu güzel, bu dünyalar şirini kızı ilk defa görüyordu takımda.. Hoşlandığını, fena halde hoşlandığını hissetti. Az sonra bir şeyi daha hissetti. Uzun zamandan beri maçı değil, o güzel kızı izlediğini..



Kız servis atarken hemen önünden geçti. Göz göze geldiler.. Kız gülümsedi..Delikanlı, çokk popülerdi o yıllarda.. Kız onu tanımış olmalıydı. Kim bilir, belki kız da ondan hoşlanmıştı.. Belki de delikanlı öyle olmasını istediği için ona öyle gelmişti.. Set değişip, takım karşıya gidince, delikanlı da yerini değiştirdi, o da karşıya gitti.. Üçüncü sette tekrar eski yerine döndü.. Kız da gidiş gelişleri fark etmişti galiba.. Bir defa daha gülümsedi. Manidar.."anladım" der gibi bir gülümseyişti bu...Delikanlı o hafta boyu hep bu dünyalar şirini kızı düşündü.. Pazar günü, sabahın köründe kalktı, erkenden oynanacak maçı, ne maçı canım, o dünyalar şirini kızı görmek için.






Delikanlı artık kızın hiçbir maçını kaçırmıyordu.. Dahası.. Ankara Koleji'nin her dağılış saatinde, okul civarında oluyordu, onu bir kez daha görmek için.. Karşılaştıklarında, hafif çokk hafif bir gülümseme, çokk minik bir baş eğmesi ile selamlaşır olmuşlardı.. Bir defasında, yaptığına sonra kendisi de günlerce güldü.. O gün gene tesadüfmüş gibi, okul dağılışı kızın karşısına çıkmış, gülümseyerek selamlamış, sonra arka sokaklara dalıp, yıldırım gibi koşarak, bir blok ötede gene karşısına çıkmıştı. Kız bu defa, iyice gülmüştü.. Karşısında, sözüm ona ağır ağır yürüyen, ama nefes nefese delikanlıyı görünce..Delikanlı, voleybol takımının kaptanını iyi tanıyordu. Arkadaştılar.





Sonunda bütün cesaretini topladı, kaptana açıldı.. O kızdan fena halde hoşlanıyordu. Galiba kız da ona karşı boş değildi. Bir yerde, bir şekilde tanışmaları gerekiyordu.. O zamanlar, bu işler böyle oluyordu çünkü.. Kaptan "tabi" dedi.. "bu hafta sonu güzel bir konser var. Biz onunla gitmeye karar vermiştik zaten. Sen de gel. Hem konseri birlikte izleriz, hem de tanışırsınız..""Mutluluk işte bu olmalı" diye düşündü delikanlı.. "Mutluluk işte bu!.."Ve konser gününe kadar geceleri hiç uyuyamadı.. Konser gününü de hiç ama hiç unutmadı..




O ne heyecandı öyle.. Konserin verildiği sinemanın kapısında tanıştılar.. El sıkıştılar.. O güzel ele dokunduğu anı da hiç unutmadı delikanlı.. Kaptan, salona girdiklerinde, ustaca bir manevra daha yaptı. Delikanlı ile dünyalar şirini kız yanyana düştüler.İnanamıyordu delikanlı.. Onunla nihayet yanyana oturduğuna, onun sıcaklığını hissettiğine, onun nefesini duyduğuna inanamıyordu.. Biraz önce tanışırken tuttuğu el, bir karış ötesinde öylesine duruyor, delikanlı, sahnede dünyanın en romantik şarkısı söylenirken o an dünyanın bütün şarkıları dünyanın en romantik şarkısıydı ya o eli tutmak için öylesine büyük bir arzu duyuyordu ki içinde.. Ama uzatamıyordu işte elini.. Her şey böyle iyi giderken, yanlış bir hareketle, onu ürkütebileceğinden, incitebileceğinden öylesine korkuyordu ki..Sonunda dayanamadı, sanki kolu uyuşmuş gibi, uzandı..Kolunu kızın koltuğunun arkasına koydu.. Kızın omzuna değil.. Koltuğun üzerine.. Sonra kız arkaya yaslandı.. Bir kaç saç teli, delikanlının elinin üzerine dokundu.. Kalbi yerinden fırlayacak gibi atıyordu artık genç adamın.. Dünyalar şirini kızın saçları eline dokunuyordu çünkü.. Konserden çıkarken, kız, şakalaştı.. "Sizi her maçımızda görüyoruz. Alıştık nerdeyse.. Yarın Adana'da da maçımız var.. Gözlerimiz sizi arayacak.."Hayır, aramayacaktı. Delikanlı o anda kararını vermişti çünkü.. Cebinde onu otobüsle Adana'ya götürüp getirecek, hatta öğle yemeğinde bir de Adana kebap yedirecek kadar para vardı.. Gece yarısı kalkan otobüse bindi.. Sabah erkenden Adana'ya indi. Maç saatine kadar başı boş dolaştı. Salona erkenden girdi, en ön sıraya tam servis köşesine en yakın yere oturdu.. Takımlar sahaya çıkarken, salondaki en heyecanlı seyirci oydu. Maç falan değildi sebep tabii.. İlk sette kız farkında bile değildi onun.. Nerden olsundu ki..





İkinci sette öbür tarafa gittiler.. Döndüklerinde, üçüncü sette kız fark etti delikanlıyı..Yüzünde çokk ama çokk şaşkın bir ifade, biraz mutluluk, biraz da gurur vardı sanki.. Ankara'nın hele Kolejde çokk popüler bu delikanlısının onun için ta oralara geldiğini bilmenin gururu..Maç bitti. Kız soyunma odasına, delikanlı garaja gitti. Tek kelime konuşmadan.. Konuşmaya gelmemişti ki.. Kız "keşke orada olsaydın" demişti. O da olmuştu işte.. Hepsi o.. Ona o kadar çokk şey söylemek istiyordu ki aslında..Bir gün üniversite kantininde gazete okurken, iç sayfalarda bir şiire rastladı. Daha doğrusu bir şiirden alınmış bir dörtlüğe.. Söylemek istediği her şey bu dört satırda vardı sanki.. Bembeyaz bir karta yazdı o dört satırı..




Öğleden sonrayı zor etti. Kolejin önüne gitmek için.. Kızın karşıdan geldiğini gördü. Koşarak yanına gitti. "Bu sana" diye kartı eline tutuşturdu ve kayboldu ortadan.. Kız, Necip Fazıl'ın dört satırını okurken..

"Ne hasta bekler sabahı
Ne taze ölüyü mezar...
Ne de şeytan bir günahı
Seni beklediğim kadar!.."

Ertesi gün öğleden sonra, tarif edilemez heyecanlar içinde Kolejin önündeydi gene.. Kız karşıdan geliyordu.. Bu defa yanında arkadaşları yoktu. Yalnızdı.. Yaklaştığında işaret etti delikanlıya.. Gözlerine inanamadı genç adam.. Onu yanına mı çağırıyordu yoksa.. Evet, çağırıyordu işte.. Kalbinin duracağını sandı yaklaşırken.. "Sana bir şeyler söylemek istiyorum" dedi kız.. O da heyecanlıydı, belli..Bak iyi dinle.. Dünkü satırlar için çokk teşekkürler.Herhalde hissettin, ben de senden hoşlanıyorum. Ama senden evvel tanıdığım birisi daha var. Ondan da hoşlanıyorum ve henüz karar veremedim, hanginizden daha çokk hoşlandığıma.. Ve de şu anda, onu terk etmem için bir sebep yok.."




"O zaman karar verdiğinde ve de eğer seçtiğin ben olursam, hayatında başka kimse olmazsa, ara beni!" dedi, delikanlı ikiletmeden.. Ayrıldı kızın yanından.. Bir daha voleybol maçına gitmeden, bir daha okul yolunda önüne çıkmadan.. Bir daha onu hiç görmeden.Yıllarca sonra Levent Yüksel'in söyleyeceği şarkıdaki Sezen Aksu'nun sözlerini o zaman biliyordu sanki. Aşk "onurlu" olmalıydı.. Günlerce, haftalarca, aylarca bekledi.. Tıpkı, kıza verdiği o dörtlükteki gibi bekledi.. Hastanın sabahı, şeytanın günahı beklediği gibi bekledi.. Heyecanla bekledi. Hırsla, arzuyla bekledi. Umutla, umutsuzlukla bekledi. Bazen öfkeyle bekledi.. Ama bekledi.. Başka hiç kimseye bakmadan, başka hiç kimseyi bulmadan bekledi. Bir gün bir şiir antolojisinde şiirin tamamını buldu.. İki dörtlüktü şiir.. İlki kıza verdiğiydi.. Bir ikinci dörtlük daha vardı orada.. O dörtlüğü de bir kartın arkasına dikkatle yazdı.. Cebine koydu..Bekleyiş sürüyor, sürüyordu.. Okullar kapandı, açıldı.. Aylar, aylar geçti..Bir gün delikanlı kızı aniden karşısında gördü..



"Günlerdir seni arıyorum" dedi kız. "Günlerdir seni arıyorum. İşte sana haber.. Artık hayatımda hiç kimse yok!..""Yaa" dedi delikanlı.. "Yaa" dedi sadece.. Kalbi heyecandan ölesiye çarparken, aylardır ölesiye beklediği an gelip çatmışken, ağzından sadece bu ses çıkmıştı: "Yaaa!.."Cebindeki artık iyice eskimiş kartı uzattı kıza.. "Sana bir şiirin ilk dörtlüğünü vermiştim ya bir gün.." dedi. "Bu da sonu onun..."Sonra yürüdü gitti, arkasına bile bakmadan.. Kız ikinci dörtlüğü oracıkta okurken..

"Geçti istemem gelmeni
Yokluğunda buldum seni.
Bırak vehmimde gölgeni
Gelme artık neye yarar!.."

Aradan yıllar, çokk ama çokk uzun yıllar geçti. Delikanlı bugün hala düşünüyor.. O uzun, çokk uzun bekleyiş mi öldürmüştü aşkını? Ya da beklerken, ölesiye beklerken hayalinde öylesine bir sevgili yaratmıştı ki, artık yaşayan hiç kimse bu hayali dolduramazdı.. O sevgilinin kendisi bile.. Hayalindekini canlı tutmak için mi, canlısını silmişti yani?.. Ya da.. Ya da.. Bir şiirin romantizmine mi kapılmış, bir delikanlılık jesti uğruna, mutluluğunun üzerinden öylece yürüyüp mü gitmişti acaba?Delikanlı bu soruların cevabını bugün hala bilmiyor..


Bilmediğini de en iyi ben biliyorum.. Çünkü, o delikanlı, bendim!
HINCAL ULUÇ....
__________________
"Ne Hasta Beklerdi Sabahı
Ne Taze Ölüyü Mezar
Ne de Şeytan Bir Günahı
Seni Beklediğim Kadar!.."


"Geçti İstemem Gelmeni
Yokluğunda Buldum Seni.
Bırak Vehmimde Gölgeni
Gelme Artık Neye Yarar!.."


"Çölde Su,
Mahpusta Gün,
Oruçta Ekmek Gibi,
Bekledim Seni......"

Ne anladınız allah aşkına :oo
Ehmede_Omeri
Banned
Banned
Mesajlar:1042
Kayıt:24 Şub 2007 19:20
Ruh Hali:Kızgın
Cinsiyet:Erkek
Burç:Terazi
Takım:Galatasaray

Mesaj gönderen Ehmede_Omeri » 25 Mar 2007 20:31

Bence çok üzel :cry:
reis
Albay
Albay
Mesajlar:7106
Kayıt:16 Eki 2006 11:37
Ruh Hali:Yorgun
Cinsiyet:Erkek
Burç:Balık
Takım:Fenerbahçe

Mesaj gönderen reis » 26 Mar 2007 20:07

tarkandan


haktın beni hayın
tiykakin oldum yarim
Çılgın Leyla
Üstteğmen
Üstteğmen
Mesajlar:465
Kayıt:02 Oca 2007 11:21
Ruh Hali:Mutlu
Cinsiyet:Kadın
Burç:Yengeç
Takım:Galatasaray

Mesaj gönderen Çılgın Leyla » 27 Mar 2007 15:32

Zebaniler : Yakın hepsini nan bunların


:neutral: :neutral: :neutral:
JİLAN
Albay
Albay
Mesajlar:5928
Kayıt:26 Şub 2007 19:54
Ruh Hali:Kızgın
Takım:Fenerbahçe

Re: Cehennemde çalması beklenen şarkılar :)

Mesaj gönderen JİLAN » 08 Eyl 2007 19:21

ben bu konudan bişi anlamadım birileri konuyu baya saptırmışşş :asabi2
Cevapla

“Kaçıkların Mekanı” sayfasına dön