Peygamberimizi Sevmek Müslümanı Kurtarır mı?

Paylaşmak istediğiniz her şey
Cevapla
Cabir
Başçavuş
Başçavuş
Mesajlar:103
Kayıt:19 Tem 2007 23:09
Ruh Hali:Mutlu
Burç:Yengeç
Takım:Galatasaray
Peygamberimizi Sevmek Müslümanı Kurtarır mı?

Mesaj gönderen Cabir » 17 Eyl 2007 00:30

Mübarek Ramazan ayında olduğumuzdan Peygamberimize ait kutsal emanetlere ve başta Sahabeden Eyyubel Ensari'nin türbesi olmak üzere tüm sahabe ve diğer din önderlerinin türbelerine yoğun ilgi gösteriyorlar. Neden? Onları çoksevdiklerinden. Niçin çok seviyorlar onları? Allahın yap dediklerini yaptıkları ve yapma dediklerini yapmadıkları için. Yani sevgilerinin esas hedefi Allahın emirleri ve Allah. Pekiyi onlara yoğun ilgi gösteren müslümanlar sevdiklerini söyledikleri gibi, Allahın emirlerini yerine getiriyorlar mı? Nerde....Bir kısmı Sevdiklerinin uyduğu düzene çağ dışı,kahrolsun bile demekten çekinmiyorlar. Sevdiklerini söyledikleri ise,aksine o çağdışı dedikleri düzenin siydiler,onun için şehit oldular çoğu. Onlar ancak Allahın dediği olur diyorlardı,onları sevdiklerini söyleyenler,Allahın dediği değil bizim dediğimiz olacak diye Cumhuriyet ve demokrasi rejimini kurdular ülkelerinde.

Şimdi Allahın dediği olmuyor,onların dediği oluyor. Allah hırsız ve hortumcuların el ve ayaklarını kesin,hortumladıkları paraları ellerinden alarak sahiplerine teslim edin diyor. Onlar Hortumcuları muteber iş adamı,hortumlatanları Başbakan,Bakan ve milletvekili yapıyorlar. Allah parası hortumlanan mağdurların paralarını hortumlayanlardan alın ve mağdurlara verin diyor,onlar yatırmasalardı,bize mi sordular yatırırken,iyi oldu. Ödemeyen Başbakanlarına,eline sağlık,beş kuruş ödeme onlara,biz seni destekliyoruz bu konuda 20 milyon Peygamber ve sahabeleri sevenler olarak. Hakkı hukuku biz tayin ederiz,Allahı karıştırmayız bu konulara,biz ondan daha iyi biliriz. diyorlar. Kim bunlar? Ramazanda Peygamberimizin mübarek saç,sakal ve hırkasını ona sevgisisinden dolayı ihtiramla ziyaret edenler.

Bir de dua okuyorlar bu mübarek zatlar için ve okudukları duanın sevabından gönderiyorlar onlara. Halbuki dua okudukları zatlar.Her şeyi Allah bilir,Allah emreder biz sadece uygularız,kendi kafamızdan kanunlar uydurmak ne haddimize diyenler ve bu sisteme dayalı bir dünya düzenini kurmak için şehit olanlar. Onlar çoktan kurtarmışlar kendilerini,esas bu ikilem içinde bulunan bizlerin okunmaya ve duaya ihtiyacı var gibi geliyor bana. Ya Rabbi,senin yolundan,senin dediklerinden harfiyyen ayrılmayan şu zatlar gibi senin yolundan ayrılmamayı,senin dediklerin hilafında bir şey yapmamayı ve buna dayalı bir dünya düzenini kurmak için bu zatlar gibi mal ve canımızla çalışmayı nasip eyle diye.

Demek ki kurukuruya Kutsal emanetleri ve sahabeleri sevmek kurtarmıyoor insanı. Onların sevdiklerini sevmek,onların sevdiklerini yapmak için onlar gibi gerekiyorsa hayatımızı bile feda etmekten çekşnmemek kurtarıyor müslümanı. Çünkü onlar HAYATIMIZA AİT KANUNLARI SADECE ALLAH YAPAR BİZ ANCAK UYGUKLARIZ ONUN YAPTIĞI KANUNLARI emrini hayatlarından bile çok seviyorlardı ve onun için hayatlarını bu direktife dayalı bir dünya düzeni kurmak için hiç çekinmeden feda etmişlerdi.

Çünkü efendimize peygamberlik gelmeden önce insan olarak çok seviyordu Mekkeli müşrikler onu. Hatta Peygamberlik geldikten sonra amcası Ebu Talip,islamı kabul etmediği halde, ona olan sevgisinden dolayı müşriklere karşı ölene kadar yeğenini himaye etmişti. Ama yeğenine olan sevgisi bile İslama inanmadığından onu kurtaramamıştı. Nitekim müşrikler de efendimizi çok seviyorlardı,onların sevmediği efendimizin getirdiği islamdı. Allah inancıydı. Kanunları Allahın yapmasına karşı çıkıyorlardı. Ne diyor efendimize bile Allah kitabında. Eğer onlara uyarsan zarar edenlerden olursun. Peygamber de nihayet sizin gibi bir insandır,o ölür veya öldürülürse topuklarınızın üstüne gerisin geriye giderek eski sapıklığınıza mı döneceksiniz? Böyle yaparsanız hiç bir şeyle Allaha hiç bir zarar veremezsiniz,tüm zararınız kendinize olur.

Biz 1400 yıl sonra topuklarımızın üzerinde islamdan gerisingeriye dönenlerdeniz. Allahın kanunlarını uygulamadan kaldırdık kurduğumuz devlette. Şimdi kanunları biz yapıyoruz. Allahı karıştırmıyoruz devletimizin yönetimine. Milletin paralarını çalıyoruz çıkardığımız kanunlarla kurduğumuz bankalarda,bankerlerde,holdiglerde İhlaslarda. Çalan ve çaldıranlara mükafat olarak üstün hizmet belgesi veriyoruz iş adamı olarak,Başbakan,Bakan,milletvekili yapıyoruz kendimize. Paraları çalınan 2.5 milyon mağdura da YATIRIRKEN BİZE Mİ SORDUNUZ deyip yatıyoruz alacaklarının üzerine. Beş kuruş ödemem diyen Başbakanı da % 47 ile tekrar iktidara getiriyoruz.
İşte bu topuklarımız üzerine gerisingeriye eski sapık hayatımıza dönerek,milletin paralarını kanunla gasp edecek bankerler bankalar kurduk,zenginlere milletin ekmek kapılarını üç kuruşa peşkeş çektik. Paraları buralarda hortumlananlar için YATIRIRKEN BANA MI SORDUNUZ kanunları çıkarttık. Allahın EĞER DÖNERSENİZ ZİYAN EDENLERDEN OLURSUNUZ ilahi tesbiti gereği,20 milyon mağdur,30 milyon yoksul oluşturduk bu topuklarımızın üzerinde gerisingeriye dönüşümüzle.

Tıpkı 57l yılının öncesindeki müşriklerin Mekke'sinin yönetimine döndük. Onlarda da kanunları güçlüler kendi kafalarına göre yapıyorlar,istediklerini köle,cariye yapıyorlar,istediklerini diri diri toprağa gömüyorlardı.

Mübarek Ramazanda hayır yaparken bile zulüm yapıyoruz. Güya muhtaçlata iftar yemeği vermeye kalkıyoruz. Zaten oruş tutan müslüman iftara kadar sabretmiş açlığına. Tam iftarlık almaya geliyor yardım çadırına,. İki saat kurukta bekletiyoruz,millet birbirini eziyor iftarlık alabilmek için. Kimi alıyor,kimi alamıyor. Kimi bu yüzden birbirinin kalbini kırıyor oruç ağızla. Tam bir işkence yani. Hem de yardım adı altında mübarek Ramazanda oruçluya yapılan bir işkence. Halbuki bir koldan dağıtacağınıza şu yemeği,5 koldan dağıtın çadırda. Ne kimse saatlerde kuyrukta bekler,ne de bu işkenceye maruz kalır. Dedik ya hayrımızı işkenceyle yapıyoruz çünkü biz çağdaş müslümanlarız. Neyse öbür taraflarımız bir yana da hiç olmazsa, şu hayrımızı olsun,oruçlulara işkence yapmadan müslümanca yapalım olur mu?

Son olarak bu kutsal şeyleri sevmek ve onlara saygı göstermek bizi kurtarmaz ve kurtulmamıza en küçük bir faydası da olmaz. Onlar yattıkları yerden kalkarak kurtaracak değiller bizi. Onlar devirlerini tamamlamışlar,bu imtihanı da başarıyla vermişler hayatlarında. Şimdi hayatta olan biz olduğumuza göre imtihanda olan da biziz. Bu imtihanı başarıyla veremezsek kaybedecek olan da biziz. Onlardan kalanlara saygı göstereceğimize, onların hayatlarında yapmaya çalıştıklarını yapalım. Onların devletlerinde uyguladıkları kanunları uygulayalım devletimizde. Onlar gibi zalime,gaspçıya,hortumcuya karşı,mazlumun,mağdurun yanında yer alalım gaspçı ve hortumculardan mağdurlar haklarını alana kadar.

Müslümanlık sorunların çözüm dinidir. Ama ne yazık ki en çok sorunlu olanlar da müslümanlar dünyada nedense. Hortumculuk,gaspçılık,rüşvet,zulüm,mağduriyette ilk sıradalar dünya listelerinde. Gayri müslimler bile bu yüzden almak istemiyorlar birliklerine. Bu durumları önleyecek kanunları çıkarmadan gelmeyin diyorlar bizlere. Müslümanlık adına ne acıklı manzara değil mi? Dinlerimize bakarsanız bu konularda en sorunsuz olması gereken bizim olmamız lazım ama,en kötü biziz nedense. Burda iki ihtimal geliyor insanın aklına,ya müslümanlar islamı gereği gibi bilmiyorlar veya işlerine gelmediğinden uygulamıyorlar. Müslümanların hallerine bakarak islam hakkında - çözüm sitemi olsa müslümanlar bir çözüme ulaşırlardı - diye hüküm veren yabancılar ve hatta içimizdeki bir çok insan zamanında çözümü başka sistemlerde aramadı mı? Bunun vebali kimin? Elbette müslümanım dedikleri halde dinlerini kasten veya menfaatine ters düştüğü için yanlış uygulayan veya hiç uygulamayan müslümanlarındır.

1400 yıllık dünya tarihinde islam dışında hiç bir sistemin çözüm getirmediği tarihle sabittir. Yani çözüm sistemi olduğu belgeli biz sistemdir. Tek eksiği taraftarlarının yanlış uygulamalarıdır. Selamlar.


Kullanıcı avatarı
Siyabend
Belawela Muhtarı
Belawela Muhtarı
Mesajlar:19658
Kayıt:15 Eki 2006 12:05
Ruh Hali:Mutlu
Cinsiyet:Erkek
Burç:Kova
Takım:Galatasaray

Re: Peygamberimizi Sevmek Müslümanı Kurtarı mı?

Mesaj gönderen Siyabend » 17 Eyl 2007 10:38

Peygamberleri gerçekte seven zaten onun yolundan gider.Sevdiğini söyleyip onun yolundan gitmiyorsa o kişi kendi kendini kandırıyordur.Her müslümanın dört dörtlük olmasını beklemek saflık olur.Her insanın farklı ibadet anlayışı vardır.Hepsini aynı sınıfa da koymak haksızlık olur.Bütün dini vecibelerini eksiksik yerine getirmeleri arzulanan bir durumdur.
Allahın dediği değil bizim dediğimiz olacak diye Cumhuriyet ve demokrasi rejimini kurdular ülkelerinde.

Mevcut yönetim şekinden şikayetçi olarak Şeriat sisteminin daha iyi olacağını düşünüyorsunuz.
Birkaç örnek vererek Şeriat sisteminin ne kadar adil olduğunu ortaya koymuşsunuz.
Misal ; hırsızlık yapan biri Şeriat sisteminde bileğinden eli kesilir.
Özetle diyorsunuz ki Şeriat olsaydı haklarını savunduğunuz "mağdurların" sorunu çözülecekti.

Ama unuttuğunuz çok önemli bir ayrıntı var!
Şeriat ile yönetilen ülkeler faiz haramdır ve "mağdur" dediğiniz kişiler paralarını bankaya yüksek faiz verdiklerini için yatırmışlardır.
Yani ortada yaman bir çelişki var.
Bir taraftan dini değerlerden bahsediyorsunuz,diğer tarafta ise yüksek faiz ile kazanç sağlamak için bankaya para yatıran insanlar.
O insanların mağdur olmadıklarını söylemiyorum ama bunu din olgusu üzerinden yapmış olmanız bana göre çok çirkin bir davranıştır.
Ülkedeki mevcut kanunlar üzerinden hakkınızı ararsınız,yetmez ise Uluslararası mahkemeler de ararsınız ama bunun içine ikide bir din olgusunu katarsanız insanların gözünde hiçbir inandırıcılığınız olmayacaktır.
Cabir
Başçavuş
Başçavuş
Mesajlar:103
Kayıt:19 Tem 2007 23:09
Ruh Hali:Mutlu
Burç:Yengeç
Takım:Galatasaray

Re: Peygamberimizi Sevmek Müslümanı Kurtarı mı?

Mesaj gönderen Cabir » 17 Eyl 2007 18:03

Sevgili Siyabent aslında çelişki yok ortada ama onu sen icat etmiş gibi geliyorsun bana. Makalede anlatılmak istenen devletin yönetiminde bulunanların mallarını korumasının ilk görevi olduğu anlatılıyor. Kanunla para toplama yetkisi verdiği kuruluşlardaki toplanan paraların devletin garantisinde olması gerektiği vurgulanıyor. Devletin bu görevini yapmadığı,yatırılan paraların çeşitli portföylere ayrılarak bir kısmını garanti kapsamından çıkardığı yani bir şekilde hortumlamaya zemin hazırladığı söyleniyor. İslamda da tıpkı devletimizde olduğu gibi çalınan paraların çalanlardan alınarak hak sahiplerine verilmesi gerekir,devletimizin bunu yapmadığı,garantisi altındakileri bile vaadedilen gelirin çok altında rakamlarla ödendiği söyleniyor. Nitekim İhlas ve holdingzedeler islami sisteme yatırmışlardı.
Şimdi sen buradan faiz senin övdüğün sistemde haramdır,sen islamla faizcilerin haklarını aramaya çalışıyorsun. Bu çelişkidir demek istiyorsun. Faiz nedir ona bakalım önce. Faiz geliri önceden pazarlık edilerek verilen paradır. Nitekim Allahın faizcilere kızdığı husus faiz de tıpkı alışveriş gibi demelerindendir. Faizin kaldırılması hem alan hem de verenin karınadır. Neden? Çünkü sen %50 ile vermişsin paranı,verdiğin adam % 150 kazanmış. Bu duruma göre veren zararda. Halbuki kar ortaklığına verseydi % 75 kazanacaktı. Aynı şekilde alan % 40 kar etmiş,parayı verenle % 50'ye pazarlık etiiği için bu sefer de alan zararda.
Sen devlet olarak islamın yasakladığı bir sistem kurmuşsun devlette. Ve çıkardığın kanun gereği kurulduğu için bankalar,onların vaatlerine de bir yerde kefilsin demektir. Çünkü afaki vaatleri denetlemek ve makul seviyeye çekmek senin görevin,vatandaşın bu şekilde kandırılması da. Nitekim faiz Peygamberimizin veda haccında haram kılınmıştır. Yani İslam devleti kurulduktan sonra. Nitekim Allah faizi yasaklayın ayetinde daha önce alanlar onlarındır,onların hesabı Allahladır. Fakat ana paralarını veriniz buyuruyor. O zaman bir yıllığına verilirdi paralar faizle. Diğer bankadakiler gibi 10 yıllığına,İmardakiler gibi 5 yıllığına değil. Peki ana paralarını veriyor mu holdingzedelerin,ihlaszedelerin,ofşorların,bankerzedelerin,borsazedelerin.. İşte senin övüyorsun dediğin şeriat alıp hırsızlardan verin diyor hak sahiplerine.Kime veriyor bu emrini? Tabiki devlete. Ha sen islam devletini kur,islamın emri gereği faizi yasaklayıp kar payına geç. Ne diyor Allah verdiğiniz sözleri tutun diyor,üzerine yatın demiyor. Nitekim buralarda batan paralarla ilgili islami sistemde bir hesap yapmıştım hatırlarsanız. Bu zedeler buralara yatırdığı paralarla bir koyun alsalar 8 sene sonra 32 koyunları olması gerektiği ile ilgili. Eğer bir de bu mağdurların alacaklarına islami sistemi uygularsak,hiç kalkamazlar mağdurların alacaklarını altından. Ana paralarını bile ödememek için köşe bucak kaçıyorlar çünkü. İslamda da ekonomi makul hesaplarla ödenir. Misal sen birine 10 yıl önce % 50 faizle 5000 ytl.çalıştır diye para versen,adam 10 yıl sonra arkadaş islamda faiz haram,sen de ben de müslümanız,islam geldi devlete,faiz haram ettiği için al şu verdiğin 5000 ytl.yi dese,sen demez misin? Arkadaş iyi güzelde haydi % 50'den vaz geçtim islam haram dediği için ama 10 yıl önce ben bununla ev alıyordum,şimdi araba bile alamıyorum,bu paradan 10 yılda hiç mi kar atmedin,hiç olmazsa ettiğin karın yarısını olsun ver demez misin? Bu çeşit ödeme hakka ve adalete olur mu? Hep zarar mı ettin bundan,hiç kar etmedin mi diye sormaz mısın? Ben bu parayla 10 sene önce 25 koyun alabiliyordum,eğer koyun alıp ortağa verseydim bugün 1620 koyunum olacaktı. Sen 25 koyunu bile vermem,bu nasıl müslümanlık demez misin?
Cevapla

“Serbest Kürsü” sayfasına dön