Zedeler Bu Mübarek Ramazan'a da Kan ve Gözyaşıyla Girdiler

Paylaşmak istediğiniz her şey
Cevapla
Cabir
Başçavuş
Başçavuş
Mesajlar:103
Kayıt:19 Tem 2007 23:09
Ruh Hali:Mutlu
Burç:Yengeç
Takım:Galatasaray
Zedeler Bu Mübarek Ramazan'a da Kan ve Gözyaşıyla Girdiler

Mesaj gönderen Cabir » 15 Eyl 2007 22:26

Kim bunlar? 20 yıl önce varını yoğunu Bankerlere kaptıran Bankerzedeler, 10 yıl önce batan 16 bankada bono,ofşor ve hesse senedinde kaybedenler, 8 yıl önce Holdinglerde ve İhlaslarda kaybedenler ve en son 5 yıl önce İmarbankasında kaybedenler.

Bankerzedeler 20 Ramazana,Bankazedeler 10 Ramazana,Holdingzedeler ve İhlaszedeler 8 Ramazana ve en son İmarzedeler 5 Ramazana buruk girdiler.

Bu söylemi en çok şu andaki iktidar çevrelerinin olmak üzere, hemen hemen tüm Türrk haklının her Ramazana girerken Ortadoğu ve Irak için söyledikleri bir söylemden aldım. Ne diyorlar bunlar? Filistin ve Irak'taki müslümanlar bu Ramazana da KAN VE GÖZYAŞIYLA GİRİYORLAR söylemidir.

Peki kendi ülkelerinde yukarıda saydığım 2.5 milyon zede yıllardır Ramazana KAN VE GÖZYAŞIYLA BURUK GİRİYORLAR. Niye onlara da acımıyorsunuz, Filistin ve Iraktaki müslümanlar kadar. Niye Kendi ülkenizde Ramazana KAN VE GÖZYAŞIYLA giren kardeşlerinizi gündeminize almıyorsunuz medya olarak
.
Kim bunları mübarek Ramazana KAN VE GÖZYAŞIYLA sokanla?. Bir avuç hortumcu ve onların hortumlarına seyirci kalan iktidarlar. İmarzedeler ve Holdingzedeler zaten AKP'nin mahsulu.. İhlaszede ve Bankazedeler kualisyon hükümetinin mahsulü. Kimlerdi bu kualisyon partileri,MHP,DSP ve ANAP. MHP yine güya umut olarak mecliste,DSP'yi de CHP taşıdı meclise. Yani ZEDELERİ Ramazanlara KAN VE GÖZYAŞIYLA SOKANLAR hala mecliste. Ne manzara değil mi?

Biz de bir de hocalar var,Ramazan geldi milleti oruçla Cennete koyma yarşına girdiler. İktidarın Tv.si Kanal 7'nin hocası var. Öyle diyor. Üstüste 3 Cumaya gitmeyenin kalbi mühürlenir. Şimdi ben de hocaya soruyorum. Hocam Holdinglere para toplayıp hortumlayan,sonra AKP'den milletvekili seçilip,American motorolasının alacağının beş katı verilsin diye karar alırken,zedelere yatırırken bana mı sordunuz diyenlerin neresi mühürlenir acaba. Bu zulümlere din adına konuşan hocalardan tek nebze bahsetmeyen hocaların neresi mühürlenir acaba.

İşte bizim hocalarımız da bize benzedi sonunda. İslamı kendimize benzettiğimiz gibi onları da kendimize benzettik.

Şimdi bakalım. Oruç Nedir. Daha önce yaptığın şeyleri bir süreliğine kendine yasaklamandır. O nimetler senindir,geçici bir süre onlara el uzatmayı yasaklamışsındır kendine. O süre dolunca o nimetlere ulaşacağın kesindir. Sadece o sürede el sürmen yasaklanmıştır o nimetlere. Ne için? Diğer günlerde o nimetlere ulaşamayan fakirlerin duygularını anlaman için. Oruç tutana bir mesaj verilmek isteniyor bu yasakla. Nedir bu mesaj? Ben sana geçici bir süre yasakladım bu nimetlere ulaşmayı,sen o nimetlere yıl boyunca hiç ulaşamayan fakirlerin halini anla diye. Halbuki iftarda o nimetlerden istediğin kadar yararlanacağından eminsin. İşte bir avuç zengin düşünsünlerki,ülke nimetlerini ellerinde toplamışlar,geri kalan yoksullar yıl boyunca oruç tutuyorlar o nimetlere karşı. Bunu anlayın ve bir avuç zengin olarak ülke nimetlerini tekelinize alıp ta geri kalanlara oruç tutturmayın diye.Biravuç zengin olarak ülke nimetlerini tekelinize alıp,geri kalanlara o nimetlere ulaşmalarını yasaklamayın diye.

Bir de siyasilerin şovları vardır bu yönde. Nedir bu ? Fakir sofralarına misafir olurlar. Niye? Başbakan Fakir sofrasında yemek yedi,fakirlerin başbakanı desinler diye. Bu hareketleriyle zaten sıkıntıda olan fakirleri daha da sıkıntıya sokarlar da farkına varmazlar. Halbuki İslamda adet zenginler fakirleri Ramazanda sofralarına davet ederler. Bunlar onun bile tam tersini yapıyorlar. Bırakın siz fakirlerin sofrasına gideceğinize,onlar sizin sofranıza otursunlar da bir gün de olsa sizin yediğiniz sınırsız nimetlerden yiyip bayram etsin mideleri.

İşte dedimya bizdeki çağdaş yaşam,fakirlerin zenginlerin sofralarına davet edildikleri yaşama, çağ dışı yaşam diyor bazıları. Şimdi milletin 70 katrilyonunu hortumlattılar,milletin fabrikalarını üç kuruşa zenginlere peşkeş çektiler,20 milyon mağdur,30 milyon yoksula iftar çadırları kurdular bir de yardımsever kılığına girerek. Böyle bir şeytani düzen uygulanıyor ülkemizde.

Güya bizimki çağdaş hukuk,bir avuç hortumcu 20 milyonun paralarını hortumladılar,hortumcular ve hortumlattıran siyasi iktidarlar muteber insanlar oldu. Mağdurlar da Ramazan çadırlarının müdavimi oldular. Hukuk devleti de kavak gölgesinde şekerleme yapıyor. İşte çağdaş,yani hortumcuların devleti. Hortumlattıranlardan bazı siyasiler özellikle diyorlardı çağdışı hukuk diye İslam hıkukuna. Niye? Çünkü İslam hukuku hırsızın çaldığı malı son kuruşuna kadar iade ediyordu en kısa zamanda sahibine ve ceza olarak ta el ve ayaklarını kesiyordu. Onun için o sistemde ne hortumcu oluyordu,ne de mağdur. Ama bizim çağdaş hukukta hortumculara madalya veriliyor muteber iş adamı diye,hortumlatanlar Bakan,Başbakan,milletvekili oluyor,mağdurlar da kazazede.

Onların hukukunu ilk maddesi,mazlumun hakkının son kuruşuna kadar verilmemesi şöyle dursun,geciktirilmesi bile zulümdür dediğinden hemen anında karar verilip,mağdura hakkı son kuruşuna kadar ödeniyordu devlet tarafından. Çünkü O çağdışı hukukta Devlet; yönetimi altında bulunanların mal ve canlarını korumakla görevlidir ve devletin garantisindedir bunlar diyordu.

Ama bizim çağdaş hukukta,vatandaşın hakkını vermemek için adeta icatlar yapılmış. Ne bunlar? Süresi geçmiş dava açamazsın,süre geçmiş zaman aşımına uğramış hakkını kaybettin,başka bankadakiler 5 kuruş aldı ama, sana 2 kuruş yeter,ben karar verdim ama üst mahkeme bozdu,işim çok 10 sene sonra gel,

İnanın ülkemizdeki suçluların müsebbibi % 80 oranında bu çağdaş hukuktur. Adaleti uygulamayan hukuktur.

Onların çağdışı dedikleri hukukta,müracaat süresi,zaman aşımı,üst mahkeme,temyiz falan yoktur. Çünkü Alt mahkemesi de Kur'an, üst Mahkemeside Kur'an olduğundan temyizi de yoktur.Bunun vebali elbette bu gaspa dayalı hukuk düzenini kuranların ve bu düzeni savunanlarındır.

Şimdi bizdeki oruç tutma,bu düşüncelerden uzak,sadece iftar için en güzel sofrayı hazırlamak,iftar saatini sabırsızlıkla beklemektir. Partiler,cemaatler ve dernekler kendi taraftarlarına bol bol iftar verirler ki birlikleri daha bir sağlamlansın. Düzenin hocaları da bol bol dua ederler Allaha bizleri doğru yola ilet,oruçlarımızı kabul et diye. Pekiyi eder mi? Elbette hayır. Bu niyetle edilen duaların ve tutulan oruçların kabulü mümkün değildir zaten. Ne diyor cenabı Allah SİZ HALİNİZİ DEĞİŞTİRMEDİKÇE ALLAH SİZİN DURUMUNUZU DEĞİŞTİRMEZ. Nasıl değiştireceğiz durumumuzu? Oruç tutarken,ben milletin mallarını bir avuç zengin olarak tekelime aldım. Geri kalanlar bugün benim oruç tuttuğum gibi yıl boyu oruç tutuyorlar benim tekelime aldığım nimetlere karşı.Ben belirli bir sürede bile bu nimetlere ulaşamamaktan muzdarip oldum. Demek bu ibadetle Allah bana fakirlerin bizim tekelimizdeki nimetlere ulaşamamanın ızdırabını hatırlatmış oldu oruçla. Onun için tekelime aldığım nimetleri mauhtaçlarla bölüşmem gerekiyor,bıakayım yılda % 200-300 kar etmeyi de bu nimetlerden muhtaçlara da yararlandırmam ilk hedefim olsun bundan sonra. İlk hedefim % 300-500 kar olmasın. İşte Allahın kabul edeceği oruçlar bu niyetle tutulan oruçlardır. Bu niyet ve gaye dışında başka niyetlerle tutulan oruçlar MERDUD ORUÇLARDIR.

Peki zedeler haklarını alabilirler mi kendilerini soyan ve soyfduranlardan haklarını? Asla. Yukarıdaki ayetin emrine uyacaklar,hortumcu ve hortumlatanlardan haklarını almak için bir araya gelecekler,kendi aralarından seçtikleri temsilcileri gönderecekler meclise,kuracaklar hükümetlerini,çıkaracaklar haklarını ödeyecek kanunları ve alacaklar hakklarını son kuruşuna kadar. Bunun dışındaki da mümkün değil haklarını almaları. Selamlar.


Cevapla

“Serbest Kürsü” sayfasına dön