Feminizm Ve Kadin

Düşüncelerinizi Özgür Bırakın
Cevapla
Newroz
Yönetici
Yönetici
Mesajlar:1097
Kayıt:06 Ara 2006 16:10
Ruh Hali:Huzurlu
Cinsiyet:Kadın
Feminizm Ve Kadin

Mesaj gönderen Newroz » 25 Oca 2007 21:30

FEMİNİZM VE KADIN



"Feminizm" terimi; kadınların da erkeklerin sahip
oldukları tüm haklara sahip olmasını ve kadınların da
hukukta sosyal hayatta erkeklere eşit sayılmasını hedef alan
düşünce sistemini anlatır. (S. Hayrı Bolay, Felsefî Doktrinler
Sözlügü 106)

Feminizm Nasıl Dogdu?


Feminizm hareketlerinin başladığı
onsekizinci asrın sonlarına kadar, İslam'ın uygulandığı
dönemler dışında, kadının durumu içler acısıdır:


Bozulmuş Yahudilikte, erkek,
yatar-kalkar ve kadın yaratılmadığı için Allah'a dua
eder. Baba isterse kızlarını satabilir.Bozulmuş Hiristiyanlıkta
kadın, Hz. Adem'i kandırıp yoldan çıkaran, bu yüzden ölünceye
kadar gebelik ve doğum sancısıyla ceza görecek olan aşağılık
bir şeytandır. Bundan ancak hiç evlenmemekle kurtulabilir. İşte
rahibelik bu demektir. Halbuki, bu hem dinin mantığına, hem de
kadının tabiatına aykırı bir düşüncedir. Din
herkesin kurtulmasını hedeflediğine göre, kurtulmak isteyen tüm
kadınlar evlenmezlerse, erkekler kimlerle evlenecek ve insanlık nasıl
sürecektir? Bu, hiristiyanlığın din mantığına aykırı
yönüdür: Cinsel ilişki, erkek gibi kadın için de fitrî bir ihtiyaçtır.
Kadın bu ihtiyacını gidermeden nasıl ömür sürebilir? Bu
da işin kadın tabiatına aykırı olan yönüdür. Islâm'dan
önceki Cahiliyyet Toplumunda kadının durumu ise herkesin malûmudur.Eski
Hintlilere göre kadın murdar bir varlıktır. Batı uygarlığının
temeli Yunan'da kadın bir zevk aracıdır. Kendisiyle hâlâ övündükleri
Eflatun, kadının bir orta malı olarak elden ele dolaşması
gerektiğini söyler.Ingiltere'de daha Onbirinci Asr'a kadar, koca, karısını
satabilirdi. (B. Topaloğlu, Islâm'da Kadın 18.)Genel olarak batı'da
kadın ondokuzuncu asrın başlarına kadar insan bile sayılmıyordu.
O tarihlerde Italya'da toplanan bir bilimsel (!) heyet "Kadın Insan mıdır,
değil midir?" konusunu tartışıyordu(Bu olayı
Dostoyevski, Suç ve Ceza adlı romanında işler.) Çünkü kadın
Şeytanın biçimlenmiş görünümü sayılıyordu ve
1830'lara kadar Avrupa'da beyaz kadın ticareti bir ticaret kolu olarak iş
görüyordu. Yani kadınlarını bir mal gibi satıyorlardı.
Derken Sanayi Devrimi oldu. Motorlar ve fabrikalar çalışmaya başladı.
Büyük çapta insan gücüne ihtiyaç duyuldu. Çalışana olabildiğince
az ücret vermek, kazanmanın birinci şartı olarak görülüyordu.
Bunun için de en elverişli kesim kadınlardı. Onlara az ücret
verilmesine kimse karşı çıkamazdı. Çünkü onlar insan değillerdi.
Böylece kadın bir şeytanî ruh sayılmasının yanında,
erkeklerin yapacağı ağır işleri de yükleniyor ve yağlı-paslı
makineler arasında paçavra üstüpüler gibi akşamlıyor ve varsa
kocanın kollarında cenaze gibi sabahlıyordu.

İşte bu genel durum erkeklere iki yönden etki etti.

1- Başkasının işinde
enerjisini ve işe yarar yönlerini yitirip kendi kucağına paçavra
gibi geIen kadınların kocaları, gayret duygularının
depreşmesiyle harekete geçtiler.

2- Fıtratındaki acıma
duygusunu bütün bütün yitirmeyen insanlar, bu yürekler acısı
durumdan nihayet etkilenmeye başladılar.

Ayrıca işin kendi çıkarlarını etkileyen yönleri de
vardı; Uzakdoğu'nun zenginliklerinin Avrupa'ya taşınmasıyla
kurulan fabrikalar, tek geçim kaynağı hâline gelmiş ve işçi
olarak erkeğin yerine, köle gibi çalıştırdıkları,
buna rağmen çok az ücret verdikleri kadınları tercih eder olmuşlardı.
Erkekler işsiz kalıyordu. Ikinci olarak, ağır işlerde
çalışıp bitkin hale gelen kadın; erkeğin zevklerini
tatmin edemiyordu. Derken, erkeğin hem midesinin, hem de belinin arzularının
doyum aracı olarak görülen kadının bu durumunu, Freudizm'in
psikanalize dayanan cinsiyet felsefesi, hem kolaylaştırdı, hem de
bilimsel çehreye büründürdü.(Bolay, age.107.)

İşte bu süreç sonunda batı'da "feminizm" kaçınılmazdı.
Çünkü Islâm dünyası kadının da insan olduğunu onlara öğretmişti.
Ve büyük savaşımlar sonunda kadın, önce kanun önünde erkeğe
eşit hale getirmeyi başardılar. ‚Kadın Hakları
Beyannamesi"ni yayınladılar. Kadına seçme ve seçilme hakkı
sağladılar. Buraya kadar olan gelişmeler olumlu ve güzel gelişmelerdi.
Çünkü fıtrat, bunu gerektiriyordu. Ancak "ifratların
tefritleri doğuracağı" kuralı işliyor ve bir
cinsin hakimiyeti, yerini öbür cinsin hakimiyetine devretmeye doğru
gidiyordu.

Konunun insanîligi ve normalliği yanında aşırılıklara
kaçılmasıyla cazip yönleri de ortaya çıktı. Kadının
istikrarsız duygusallığı, güzel bir kazanç aracı
olmaya çok elverişli idi. Yani kadın, yine kazanç aracı, yine
zevk aracı olarak kullanılacaktı. yine ezilecekti ve horlanacaktı
ama, bunun yöntemi değişecekti. Yani kadın yine erkeğin
arabasına koşulan at durumunda kalacak, ama ne var ki, arabayı
arkadan kırbaçlanarak çekmesi yerine, önüne yeşil bir gözlük takılarak
ve o, ilerisini yeşil görünce ota kavuşmak ümidiyle koşturacak
ve yine aynı arabayı çekecekti. Değişen sadece buydu.Kadının
önünde bir kısır döngü oluşturuluyordu. Onun sayesinde yeni
endüstri kolları gelişti. Kozmetikler ve moda gündeme geldi. Bunlar
aracılığıyla kadın süslenip-püslenip erkeğin
bulunduğu her yere girebiliyor, ayrıca defilelere ve yarışmalara
çıkarılıyor, bunlar diğer kadınların bu yoldaki
tutkularını artırıyor, bu tekrar onu oluşturuyor ve
erkek de, birbirini körükleyerek hızlanan bu kısır döngüden
istediği sonucu alıyor, hem midesini sişiriyor, hem de erkekler
gibi her sahada görev alma hakkını (!) elde eden kadın sayesinde,
kadın her aradığında elinin altında bulabilip başka
zevklerini de tatmin ediyordu. Yani artık arabası tıkırında
gidiyordu. Bu işin reklâmını yapacak çok uluslu şirketleri,
siyonist menfaat şebekeleri, dergi ve magazinleri, hattâ TV ve radyoları
vardı. Yani kadından çok, onu sömüren erkek örgütlenmişti ve
sömürünün yöntemi bilimselleşmişti. Zavallı kadın ise,
ot diye gösterilen yeşilliğin peşine koşabilmeyi hak olarak
görüyor ve bu hakkı koruyabilmek ve daha ilerilere götürebilmek için
kadın dernekleri kuruyordu. Evet, kadın artık erkeği geçmişti
ama, göbeği şişkin, zevki pişkin erkeğin arabasının
önünde olduğu için geçmişti..

Erkek de bu iyiliğe karşılık onu koruma hayırhahliği
gösterip, ona karşı doğan minnet borcunu ödemeliydi. Önce
etrafa şöyle bir "höyyt!" demekle işe başladı.
Kadının bu hakkına (!) karşı çıkmak isteyenlerin
alnını karışlardı. Çünkü o artık bunu kanunlaştırmıştı
ve bunu kadına da inandırmıştı. Çünkü her fırsatta
onunla beraber olduğunu söylüyor ve "hiç endişe etmeyin, sizin
erkeklere fiziksel eşitliğinizi de sağlayacağız"
diyerek sırtını sıvazlıyor ve "Tam Eşitlik Için
Erkeklerin ‚şey'ini Kesme Derneği" kuruyordu. (Attılâ
Ilhan, Yanlış Erkekler, Yanlış; Kadınlar 196.)

Ama bütün bunların sonucu olarak bir yönden de kadın her arandığı
yerde zorluk çekilmeden bulunabilen mebzûl bir varlık haline geldiğinden;
erkeklerin gözünden düşüyor ve erkekler normal ve tabiî ilişkiden
zevk almaz oluyor, cinsel sapıklıklar tarihin hiçbir döneminde
şahit olunmayan boyutlara varıyor, eşcinsellik yer yer kanunlaşıyor,
kadınlarda da yine yer yer erkeklerden nefret duygulan gelişiyor,
onlar da lezbiyenleşiyorlar. Ama tabîîlik sınırı geçilince
artık sınır yoktur. Konu hayvanlarla evlenmeye kadar vardırılıyor
ve Avrupa'da bir kadına, kedisiyle resmen nikâh kıyılıyor.
Sanki köpeklerle yaşayan diğer hemcinsleri gibi nikâhsız yaşasa
olmayacakmış gibi... Ama tarih, fıtrata karşı çıkanların
helâk olaylarıyla doludur. Tabiat, kendi kanunlarına karşı
çıkanların gayretlerini sonuçsuz bırakır. Atın eşeğe
çekilmesiyle doğan katır artık üreyemez. AIDS pusuda bekliyor
gibi... İşte "feminizm"in serüveni ve günümüzde ulaştığı
nokta bundan ibarettir


Ehmede_Omeri
Banned
Banned
Mesajlar:1042
Kayıt:24 Şub 2007 19:20
Ruh Hali:Kızgın
Cinsiyet:Erkek
Burç:Terazi
Takım:Galatasaray

Mesaj gönderen Ehmede_Omeri » 25 Şub 2007 14:45

Neden kendi düşüncelerinizi yazmıyorsunuz sadece internetten Örnek http://www.google.com/feminiz diye arayıp bulup geçiriyorsunuz ki anlamadım giddi biraz düşünceleriniz yazınız lütfen 8)
SEYDUNA
Yarbay
Yarbay
Mesajlar:2624
Kayıt:10 Şub 2007 23:46
Ruh Hali:Mutlu
Cinsiyet:Erkek
Burç:Koç
Takım:Fenerbahçe

Mesaj gönderen SEYDUNA » 25 Şub 2007 15:43

SENDE HERŞEYE KIZIYORSUN ZEYNEP KENDİNİ BÖYLE RAHAT HİSSEDİYOR ÖNEMLİ OLAN SEN ONU N KONUSUNDA KİMİ DESTEKLİYORSUN KADIN BENCE TANRI TARAFINDAN UNUTULAN GÜZEL BİR TESADÜFTEN İBARET DEĞİDİR OKUDUKLARIMA GÖRE ADEEMİ YARATTIKTAN SONRA ONDA BİR EKSİKLİK HİSETMİŞ VE SONRA KADINI YARATMIŞ BELKİ KADINI GEÇ YARATMIŞ OLABİLİR FAKAT İYİKİ YARATMIŞ BİR ERKEK İLE KADIN ARASINDA FAZLA Bİ FARK YOK BANA GÖRE ZAMANIMIZ DA ARTIK KADINLAR KENDİNİ İYİ İFADE EDEBİLİYOR ONLAR ARTIK BÜYÜK BİR ĞÜÇ DİYE DÜŞÜNÜYORUM VE ONLARI ALKIŞLIYORUM TEBRİKLER NE MUTLU SİZE :alkış
sinan
Yüzbaşı
Yüzbaşı
Mesajlar:733
Kayıt:22 Ara 2006 23:53

Mesaj gönderen sinan » 10 Mar 2007 16:33

hımmmmmmmmmmmmmmmm. bilmem ki ne diyeyim.
beyazgül
Yönetici
Yönetici
Mesajlar:7631
Kayıt:16 Eki 2006 09:06
Ruh Hali:Yorgun
Cinsiyet:Kadın
Burç:Yay

Mesaj gönderen beyazgül » 10 Mar 2007 16:36

:roll:
Ehmede_Omeri
Banned
Banned
Mesajlar:1042
Kayıt:24 Şub 2007 19:20
Ruh Hali:Kızgın
Cinsiyet:Erkek
Burç:Terazi
Takım:Galatasaray

Mesaj gönderen Ehmede_Omeri » 21 Mar 2007 03:50

layt erkek bu seyduna ya haribden haayok kendini rahat hissediyo falan filan ne diyosun allah aşkına ya sendemi feminist sin yoksa aman neyse canım banane kim feminist kim satanist
Ehmede_Omeri
Banned
Banned
Mesajlar:1042
Kayıt:24 Şub 2007 19:20
Ruh Hali:Kızgın
Cinsiyet:Erkek
Burç:Terazi
Takım:Galatasaray

Mesaj gönderen Ehmede_Omeri » 21 Mar 2007 03:52

layt erkek bu seyduna ya haribden haayok kendini rahat hissediyo falan filan ne diyosun allah aşkına ya sendemi feminist sin yoksa aman neyse canım banane kim feminist kim satanist
Cevapla

“Özgür Düşünce & Felsefe” sayfasına dön