Timur buralı değil: yarı Amerikalı, yarı Türk, ciddi dünya görmüş, kalıp dışı bir insan. Müzik endüstrisinde üst düzey yöneticiyken sıkılıp motosikletle dünya turuna çıkmış. Gördüğü kentler arasında en çok Antep'i sevdiğine karar verip kalmış. Üç beş ev almış. Onları onarmakla kalmayıp sokağı, mahalleyi ele almış. Senfoni orkestraları getirmiş. Avrupa'nın büyükbaşlarını Antep'e taşımış. Olumlu enerjisi bulaşıcı: devlet kurumları engel olmamışlar, teşvik bile etmişler.
Şimdilik yapımı biten üç ev var. Şark usulü bir kapalı avlunun etrafında, Anadolu'dan çok Halep'i - hatta biraz İtalyan Ortaçağını - anımsatan, 150-200 yıllık nefis taş konaklar. Restorasyon tam kıvamında. Varolan mekânlar akıllıca ve cömertçe kullanılmış. Eskinin kilerleri, gri taştan, ferah, güzel banyolara dönmüş. Kültürlü bir insanın, abartıya kaçmayan alçak gönüllü özeniyle döşenmişler.
İnsanın neredeyse Antep'i beğenesi geliyor.

http://www.kucukvebutikoteller.com/detail.aspx?id=146

