Cihangir Linci ve Nefretin En Yakın Adresi

Beğendiğiniz veya eleştirdiğiniz yazılar
Cevapla
Kullanıcı avatarı
Siyabend
Belawela Muhtarı
Belawela Muhtarı
Mesajlar:19658
Kayıt:15 Eki 2006 12:05
Ruh Hali:Mutlu
Cinsiyet:Erkek
Burç:Kova
Takım:Galatasaray
Cihangir Linci ve Nefretin En Yakın Adresi

Mesaj gönderen Siyabend » 12 Nis 2010 10:16

Bugünlerde bir zombi filminde oynuyormuşum gibi gelmeye başladı. Filmin sonuna gelmişiz ve ben film boyunca zombilerden beraber kurtulmaya çalıştığım insanların da aslında zombi olduğunu öğrenmişimdir. Meğer herkes zombidir. Bütün şehir, bütün ülke... Herkes bir bir maskesini çıkartır ve pis pis bana bakmaya başlar...

Resim

Her gün gidip çayını içtiğim çay ocağındaki çaycı.. Gazete aldığım bayii.. Yan komşu.. Beraber iş yaptığım sevimli kız veya delikanlı... Kaldığım otelin müdürü... Bindiğim otobüsün şoförü...Lisedeki sınıf arkadaşım...

Ne kadar uygar, ne kadar çağdaş derken teyeller patlayıverir. Patlayan teyellerden çırılçıplak bir faşizm akıverir. Çok rahatlıkla ve uluorta şu veya bu etnik kökene sahip insanlardan ne kadar nefret edildiği söyleniverir, şu veya bu gazeteyi okuyanların hiç acımadan dövülmesi gerektiği ifade ediliverir, bu veya şu düşüncede olanların ahlaksız olduğu ilan ediliverir...

Böyle çıkıverir bu laflar, üstelik hiç tahmin etmediğin insanlardan. Senin bir Kürt, bir Yahudi olma ihtimalini hiç hesaba katmadan, çalışan bir kadın olduğunu da unutarak... Dil yerleşmiş, sıradan olmuş..

Çünkü kimse “A ah ne ayıp! Söylenir mi böyle? Bunlar hastalıklı düşünceler!” demeye bile zahmet etmiyor artık. Günlük sıradan faşizmler. “Çay içsek ne güzel olur değil mi?” der gibi “Şunları assak ne güzel olur değil mi?”, “Hepsini yaksak ne güzel olur değil mi..” “Yine olsa yine kovarız” deyiverirler. Tatlı niyetine de “Abi kadınlar 40’ı geçince sokağa çıkmasalar ne güzel olur değil mi?” denir. Ve ne yapılır? Gülünür geçilir.

Ne oluyor gülüp geçmezsen? Grubun gıcığı olursun. Daha da zorlarsan bu sefer hedef sen olursun. Deniverilir

...

Bir yazı dolaşıyor şu günlerde. “Cihangir’in Liberal Çocukları (!)” başlığı altında BirGün gazetesinde Enver Aysever imzasıyla yayınlanan bir yazı. Yazar, “Liberal Demokrat”ların belli ki hiç tasvip etmediği ve hiç içten bulmadığı düşünceleriyle hayli belden aşağı bir üslupla ve pek de gerçekçi olmayan argümanlarla hesapça dalga geçiyor. O tipte insanların ne kadar aşağılık, ne kadar menfaatçi, ne kadar yalancı vs vs olduğunu söyledikten sonra da topluca Cihangir semtinde yaşadıklarını varsayıp komple bütün mahalleyi de aşağılıyor. Neredeyse bir lince davet eder gibi... Kısa bir örnek vermek gerekirse:

...

“Geçen akşam Cihangir’de yürürken garip isimli, lümpen, marjinal, hedonist barlardan dışarı bir DIŞKI gibi bunlardan taşıyordu... Elindeki içkiyle, ağzındaki sigarayla yanındaki hatuna sırnaşan ünlü bir oyuncuyu gördüm. Ardından bir taksi durdu önümde abartılı boyanmış, kıçına kadar eteğini sıyırmış ALTMIŞLIK hatunlar indi arabadan. Dudaklarını YALAYARAK ’Merhaba’dediler birbirlerine...

İçerdeki özgürlük seslerini işittim... Eşşek kadar olmuş bir Cihangir demokratının yaşgünüymüş meğer... İğrenç bir Happy Birtday şarkısı kustu hoparlörden, sonra kafalarına balon yağdı... Bunlar da kahkaha kıyamet zıpladılar, balonları patlattılar kutladılar liberal demokrasimizin bugününü ve yarınını...”

...

Ben böyle bir söylemi en son 90’larda duyduğumu hatırlıyorum. Okulda bir türlü bir gruba giremeyen taşralı bir oğlan vardı. Bir gün kantinde kavga çıkartıp buna benzer bir diskur çekmişti. “Hepiniz küçük burjuvasınız işte.. Zevkten zevke koşup, oranızı buranızı açıp gerçek emekçilerin hakkını...” gibisinden zırvalamıştı. Buz gibi bir kış günüydü, okulun kaloriferleri 3 yıldır yanmıyordu ve bizlerin de köşedeki pastane dışında bir “zevk”e gidecek paramız pek yoktu.

Bu yazı da tam öyle bir yazı olmuş. Ve sonunda en büyük nefret yine gelmiş kadınlara kusulmuş. Söz konusu grubun erkeklerine (en azından düşüncelerinden dolayı) saydırdıktan sonra kadınlarına kısa yoldan orospu (hem de yaşlı orospu) diyerek klasik finali yapmış. Kadınlar 40 yaşından sonra sokağa çıkmasınlar demenin güya daha “aydın” yolu mu? (Bu arada kıça kadar etek sıyırmayı anladık da dudak yalayarak “merhaba” nasıl deniyor bir onu anlamadık.)

Cihangir’de oturan Defne Sandalcı şöyle bir yorum yapıyor: “Böyle bir üslup karşısında ilk tepkim donup kalmak oluyor: Onun düzeyinden bir yerden dil kuramam, kim ister böyle bir dille yarışmak, böyle ne idüğü belirsiz bir öfke ve patalojiyle uğraşmak? Ama bu kişiye ve onu yayınlamaktan imtina etmeyenlere bunun gerçek bir faşizm örneği olduğunu, -bir semti ve içinde yaşayanları aynılaştırarak ve kategorileştirerek bir saldırıya hedef göstermesinin çok tipik bir faşist tutum olduğunu ve buna isyan ettiğimi de belirtmek istiyorum. Bu semt 6-7 Eylül’de de başka bir totalin mekanı bilindiğinden yakılıp yıkılıp yağmalanmıştı”

Evet hatırlatmakta fayda var gerçekten. Ama diyeceksin ne fark eder. Ahmet Kaya da kendine hiç dikkat etmemişti, zaten ölecekti değil mi? Zombilere neyi hatırlatıyorsun..

Mutlu Tönbekici

http://haber.gazetevatan.com/haberdetay ... =4&wid=156


Cevapla

“Köşe Yazıları” sayfasına dön