Biliyorsunuz en son merhametini,Antalya'da trafik kazası sonucu yaralanan ve Hollanda sigorta şirketinin masraflarını ödememesi sonucu hastanede rehin kalan hollandalı turistlere gösterdi. Ne yaptı? Önce hastaneye biraz fiatı indirin dedi,daha sonra da geri kalan masrafı kendi cebinden değil,Başbakanlığın bütçesinden, yani devletin yani bizim cebimizden ödedi.
Hıristiyanlara ait Akdamar kilisesini onlar için trilyonlarca liraya devletin bütçesinden restore ettirdi.
Hastalıktan ölen tavuğu çocularına yedirmesi sonucu,çocukları ölen babaya devletin cebinden bedava ev verdi.
Fakir fukaraya 5 yıldır bedava kömür,erzak verdi. Nerden? Devletin cebinden. İlk bakışta ne merhametli Başbakanımız var dedirtiyor insana.
Bir de Merhametsiz yüzüne bakalım Başbakanın.
Kendi partililerinin holdinglere topladığı malyarlarca para hortumlandı. 1 milyon vatandaşımız direkt olarak, 10 milyonda dolaylı olarak bu soygun sonucu mağdur duruma düştü. Bunları hortumlayan Yimpaşlar,Kombassanların patronları hala holdiglerinin başında oturuyorlar. Niye dokunamıyor onlara. Çünkü kendisinin bir numaralı destekçileri. Varını yoğunu bunlara kaptıran gurbetçilerimizden yüzlercesi çaresizlikten öldü. Yüzlercesi kendisini tedavi ettirecek parayı bulamadığı için hastalıktan öldü. Bir kısımı psikolojik tedavi görğyor. Geri kalanları da çaresiz ve umutsuz bir bekleyişle bekliyorlar. Hepsi başlarına yağdırılan karı eritmeye,ocaklarına düşen bu ateşi söndürmeye,onun bunun destegiyle,yarı aç yarı tok hayattta kalmaya çalışıyorlar. Feryadın bini bir para ,ama duyan ve duyacak olan yok onları. Allah ve onun hakiki kullarından başka. Kendisine bu durum aktarılınca - Kardeşim paranı bana mı verdin,kime verdinse git ondan al deyip - adamı yaka paça dışarı attırıyor.
İşte Avrupalılara iyi görünmek için kilisilere ve hollandalılara,oy almak için erzak,kömür dağıtan merhametli Başbakanın,gurbet ellerinde kazandığımı ülkeme göndereyim de, ülkem kalkınsın diyen holdigzedelere merhametsizliği.
Bir Başbakan utanmadan Paranı banamı verdin der mi? O mağdurlar niye bana demiyorlar da sana diyorlar? Çünkü sen ülkenin Başbakanısın. Bostan korkuluğu değil. Muhalefet için bunlar iki koyunu güdemez demek lafla olmuyor. Senin de nasıl güttüğün ortada. Milletin 30 katrilyonunu kurtlara(Hortumculara) kaptırdın. Devlet, belediye ve toki ihalelerini yandaşlarına yamadın,milletin ekmek kapılarını üç kuruşa zenginlere peşkeş çektin. Bu nasıl çobanlık.
Eğer gerçekten Peygamberin tarif ettiği çoban olsadın,Beş senedir iktidardaydın. Hukuk madem bunların davalarına bakamıyor,hemen hukuk kanunlarında gerekli değişikliği yaparak,bakar hale getirir ve bu davaların en kısa zamanda bitmesi için gerekli düzenlemeleri de yapardın. Ama bu benim dediğim göbeğinden işeyenlerin,delikanlıların,mertlerin,MANGAL GİBİ YÜREĞİ OLANLARIN,mazlumların yanında olanların,Hz. Ömerlerin harcı,senin gibi TAVUK YÜREKLİLERİN harcın değil yani.
İşte iki manzara,hastanede rehin kalan hollandalıyı devlet kesesinden kurtarıyor,ama holdinglerde parasını hortumlattığı,kendi gurbetçi vatandaşı ağlıyoy,inliyor,parasızlıktan tedavi olamıyor,can çekişiyor,ölüyor ama Başbakanın merhamet eli ona uzanmıyor. Kimlerin Başbakanı olduğunu anlayın diye söylüyorum. Üsteklik bu mağdurlar öbürleri gibi devletin kasasından bir şey istemiyorlar. Senin adamların tarafından tıplanarak hortumlanan paralarının,hırsızlardan alınıp kendilerine verilmesini istiyorlar.
Aynı içler acısı manzara İhlaszdelerde,İmarzedelerde de var. S.Enver Ören holdinginin başında oturuyor. Seçimlerde ve iktidarında kayıtsız şartsız destekçisi olduğu için ona da dokunamıyor.
Hele bir de İmarzedelerin 600 bininin batan paraları mevduatta,yani devlet garantisindeydi. Onlara öyle bir çökertme,bitirme,yok etme taktiği uyguladı ki, kiŞEYTAN'ın bile aklına gelmez. Adamların parasını verdi ama taksitler halinde ve TÜFEDEN. 100 bin ytlsi olan 5 senede ancak 110 bin ytl aldı taksitler halinde. Onu da zaten artan kira ve piyasa fiyatları sıfırladı. Şimdi elinde beş kuruşu kalmadı. Çünkü 2002'e 150 ytl olan ev kirası,bugün 600 ytl. oldu. Zaten parasının % 80 nini kira götürdü.
İmarzedelerden geri kalan ofşorlara ödenme yapmak şöyle dursun,vergi almaya kalktı. Ofşordan dönenlere para ödemek şöyle dursun daha borçlu çıkardı devlete. Bonodan mevduata dönenlere 5 sene sonra ana paralarını ödedi. Şimdi bonoları da TÜFE,TEFE kandırmacasıyla ana paralarını ödeyecek. Çeaş ve Kepez mağdurları 5 senedir ellerini oğuşturuyorlar. Bu mağdurlardan da kimi psikoljilerinin bozulması,kimi parasızlıktan tedavi olamadı,kimi de çaresilikten 200 kişi öldü. Geri kalanların çoğu ruh hastası oldu.
Uzanların en az % 40 karla çalışan,çimento fabrikalarını,kimya ve sanayi tesilerini,telekominikasyon ve medyasını ve yüzlerce şirketini alalacele kendi yandaşı zenginlere peşkeş çekti.
Halbuki en az % 40 karla çalışan bu fabrikalar,mağdurların ve devletin bir kuruş alacağı kalmayıncaya kadar devlet tarafından çalıştırılıp, ondan sonra satılabilirdi. Ama olmazdı. Çünkü bu fabrikaları üç kuruşa almak için yanıp tutuşan, kendisini destekleyen zenginler sıkıştırıyordu.
İşte bir başbakanın iki yüzü. Rehin kalan hollandalıyı kurtaran,hıristiyanlara kilise yaptırmak için devlet kasasından UZANAN ELİ, İçerde ve dışarda hortumcuların hortumlamaları sonucu mağdur olarak ölen,feryat eden,can çekişen,inim inim inleyen,çaresizlikten deliren,onları hortumlayanlardan paralarını almak için kendi vatandaşlarına UZANMAYAN ELİ.
iKTİDARA GELDİĞİNDE HİÇ BİR BANKAMIZDA SORUN YOK,TASARRUFLARINIZI İSTEDİĞİNİZ BANKAYA YATIRABİLİSİNİZ BEN GARANTİ EDİYORUM deyip,banaka batınca MERAK ETMESİNLER KİMSENİN BEŞ KURUŞ HAKKI KALMAYACAK,HEPSİNİ ÖDEYECEĞİZ. BEN TÜYÜ BİTMEDİK YETİMİN HAKKINI YEDİRMEM dedikten sonra YATIRIRKEN BANA MI SORDUNUZ,ONLARA ÖDEME YAPMAK HİÇ İÇİMDEN GELMİYOR,ONLAR BONOZEDE DEĞİL KAZAZEDE,Kiliselere ve turistlere milletin cebinden verirken, MİLLETİN PARASINI MI VERECEĞİZ ONLARA diyen,devlet garantisinde olmayan zenginlerin ticari hesaplarını ödeyen,Amerikan motorolasına alacağını 3 katını veren Başbakan.
Bu ülkenin,bu halkın,bu milletin başbakanıyım diyen S.Erdoğan'ın gerçekte kimlerin başbakanı olduğunu göstermek için yazdım. Selamlar
Başbakan Çok Merhametlidir Ama Kime?
-
ZAGROS
- Moderator

- Mesajlar:9466
- Kayıt:28 Şub 2007 22:02
- Ruh Hali:Huzurlu
- Cinsiyet:Erkek
- Burç:Koç
- Takım:Fenerbahçe
Re: Başbakan Çok Merhametlidir Ama Kime?
devletin cebinden
daha doğrusu vatandaşın cebinden
cömertlik yapıyor başbakan
ve yaptığı yardımları keşke gerçekten ihtiyacı oan kişilere olsaydı
bu örnekte ne kadar sorumsuz bir ülkede olduğumuz beli oluyor
daha doğrusu vatandaşın cebinden
cömertlik yapıyor başbakan
ve yaptığı yardımları keşke gerçekten ihtiyacı oan kişilere olsaydı
bu örnekte ne kadar sorumsuz bir ülkede olduğumuz beli oluyor
-
ZAGROS
- Moderator

- Mesajlar:9466
- Kayıt:28 Şub 2007 22:02
- Ruh Hali:Huzurlu
- Cinsiyet:Erkek
- Burç:Koç
- Takım:Fenerbahçe
Re: Başbakan Çok Merhametlidir Ama Kime?
işte bir örnek daha
Iraklı Serzat'a Erdoğan sahip çıktı
Başbakan Tayyip Erdoğan ve İHH İnsani Yardım Vakfı'nın yardım elini uzattığı Iraklı çocuk Şerzat Hüseyin, tedavi gördüğü hastanede hızla iyileşiyor. Vücudundaki yaraları kapanan ve fizik tedavisine başlayan Şerzat'ın bir süre sonra yürüyebileceği belirtildi.
Iraklı hasta çocuk Şerzat Hüseyin, tedavi gördüğü hastanede hızla iyileşme belirtileri gösterdi. Annesinin karnında iken Amerika tarafından patlatılan kimyasal silah fabrikasından yayılan radyasyonun etkisiyle hastalandığı ifade edilen 8 yaşındaki talihsiz Şerzat, vücudundaki yara ve berelerden büyük ölçüde kurtuldu.
Tahlil ve tetkikler sonucunda Şerzat'a "Epidermolizis Bullosa" teşhisi konulmasının ardından tedavisi hızlandırıldı. Cildiye, Fizik tedavi, çocuk cerrahisi ve dâhiliye uzmanlarının muayene ettiği Şerzat'ın tedaviye hızlı cevap verdiği kaydedildi. Doktorları, minik Şerzat'ın en geç 20 gün içinde yürümeye başlayacağını ifade ettiler.
Henüz özel losyonlarla banyo edilen ve tüm bedeni yumuşatıcı ilaçlarla tedavi edilen Şerzat'a fizik tedavi de yapılıyor. Vücudundaki tüm yaraların iyileşmesinden sonra yürüyebilmesi için egzersizlere başlanacak. Halen yatalak olan Şerzat, bu tedaviden sonra akranları gibi oyun oynayabilecek.
ÖZEL BİR TEDAVİ GÖRÜYOR
Şerzat'ın tedavisi Esenler'deki Avicenna Hastanesi'nde devam ediyor. Hastanedeki doktor ve hemşireler, minik Şerzat'ın sağlığına kavuşması için kendisine özel bir ilgi gösteriyor. Babası Haydar Hüseyin ve İHH görevlilerinin de yalnız bırakmadığı Şerzat, kendisine yardım elini uzatan Başbakan Tayyip Erdoğan ve İHH'ya teşekkür etti. Oldukça sıcak bir ortamda tedavi gördüğünü ifade eden Şerzat, "Tek sıkıntım annem ve kardeşlerimin yanında olmaması. Onlar da yanım da olsaydı çok mutlu olurdum" diye konuştu.
Çocuğunun iyileşmesini büyük bir mutlulukla izleyen baba Haydar Hüseyin de kendilerine yardım elini uzatan Başbakan Tayyip Erdoğan'a ve tüm Türkiye halkına minnettar olduğunu belirtti.
Irak'ta çocuğunun derdine derman bulamayan baba Haydar Hüseyin oğlunu tedavi etme umuduyla 2 buçuk ay önce Türkiye'ye getirmiş, ancak hiçbir yardım alamadan bir otel odasında günlerce beklemişti. Şerzat'a sahip çıkan İHH, onu iyileştirmek için Avicenna hastanesine yerleştirmişti.
Zaman gastesi
Iraklı Serzat'a Erdoğan sahip çıktı
Başbakan Tayyip Erdoğan ve İHH İnsani Yardım Vakfı'nın yardım elini uzattığı Iraklı çocuk Şerzat Hüseyin, tedavi gördüğü hastanede hızla iyileşiyor. Vücudundaki yaraları kapanan ve fizik tedavisine başlayan Şerzat'ın bir süre sonra yürüyebileceği belirtildi.
Iraklı hasta çocuk Şerzat Hüseyin, tedavi gördüğü hastanede hızla iyileşme belirtileri gösterdi. Annesinin karnında iken Amerika tarafından patlatılan kimyasal silah fabrikasından yayılan radyasyonun etkisiyle hastalandığı ifade edilen 8 yaşındaki talihsiz Şerzat, vücudundaki yara ve berelerden büyük ölçüde kurtuldu.
Tahlil ve tetkikler sonucunda Şerzat'a "Epidermolizis Bullosa" teşhisi konulmasının ardından tedavisi hızlandırıldı. Cildiye, Fizik tedavi, çocuk cerrahisi ve dâhiliye uzmanlarının muayene ettiği Şerzat'ın tedaviye hızlı cevap verdiği kaydedildi. Doktorları, minik Şerzat'ın en geç 20 gün içinde yürümeye başlayacağını ifade ettiler.
Henüz özel losyonlarla banyo edilen ve tüm bedeni yumuşatıcı ilaçlarla tedavi edilen Şerzat'a fizik tedavi de yapılıyor. Vücudundaki tüm yaraların iyileşmesinden sonra yürüyebilmesi için egzersizlere başlanacak. Halen yatalak olan Şerzat, bu tedaviden sonra akranları gibi oyun oynayabilecek.
ÖZEL BİR TEDAVİ GÖRÜYOR
Şerzat'ın tedavisi Esenler'deki Avicenna Hastanesi'nde devam ediyor. Hastanedeki doktor ve hemşireler, minik Şerzat'ın sağlığına kavuşması için kendisine özel bir ilgi gösteriyor. Babası Haydar Hüseyin ve İHH görevlilerinin de yalnız bırakmadığı Şerzat, kendisine yardım elini uzatan Başbakan Tayyip Erdoğan ve İHH'ya teşekkür etti. Oldukça sıcak bir ortamda tedavi gördüğünü ifade eden Şerzat, "Tek sıkıntım annem ve kardeşlerimin yanında olmaması. Onlar da yanım da olsaydı çok mutlu olurdum" diye konuştu.
Çocuğunun iyileşmesini büyük bir mutlulukla izleyen baba Haydar Hüseyin de kendilerine yardım elini uzatan Başbakan Tayyip Erdoğan'a ve tüm Türkiye halkına minnettar olduğunu belirtti.
Irak'ta çocuğunun derdine derman bulamayan baba Haydar Hüseyin oğlunu tedavi etme umuduyla 2 buçuk ay önce Türkiye'ye getirmiş, ancak hiçbir yardım alamadan bir otel odasında günlerce beklemişti. Şerzat'a sahip çıkan İHH, onu iyileştirmek için Avicenna hastanesine yerleştirmişti.
Zaman gastesi

