Çözümsüzlüğün Bekçileri

Paylaşmak istediğiniz her şey
Cevapla
Cafer
Onbaşı
Onbaşı
Mesajlar:29
Kayıt:17 Eki 2007 02:28
Ruh Hali:Mutlu
Takım:Galatasaray
Çözümsüzlüğün Bekçileri

Mesaj gönderen Cafer » 25 Kas 2007 15:03

Çözümsüzlüğün Bekçileri

Kim bunlar ülkemizde? Türk Silahlı Kuvvetleri. Çözümsüzlük Ne? Atatürk'ün kurduğu Cumhuriyet ve demokrasi sistemi.
Şimdi inceleyelim nasıl çözümsüzlük sistemi olduğunu.

Sisteme göre, seçmenlerin yarıdan bir fazlası doğru, hak ve adalet ne diyorsa doğru,hak ve adalet odur. Hattta seçim barajları falan getirirsin bu sistemde, o zaman seçmenlerin % 30'u bile yeterlidir.

Misal,iktidarların kıyak çektikleri bu % 30'a desen, arkadaş oy vereceğiniz parti aileleriyle birlikte 25 milyon insanı İmarbankasına,Holdinglere,İhlaslara gömdü. Varı yoğu hortumlandı hortumcular tarafından,oy vereceğiniz parti de hırsızların çaldığı bu paraları almak benmim görevim değil dedi. Vatandaşın ekmek kapılarını üç kuruşa zenginlere peşkeş çekti, bu yüzden 20 milyon işsiz dolaşıyır. Onlar diyecekler ki,bize ne ? Biz kendi durumumuza bakarız,bize çekilen kıyaklara göre oy veririz. Onların durumu bizi ilgilendirmez,bizi bizim durumumuz ilgilendirir sadece. Sistem bu imkanı vermiş bize,özgürce kendi menfaatiniz neyi gerektiriyorsa o şekilde seçim yapabilirsiniz diye.

Peki siz bu ülkede bir millet değil misiniz? Millet TASADA VE SEVİNÇTE BİR OLAN insanlar değil midir? 2.5 milyon zedenin,10 milyon işsizin tasasını paylaşmanız gerekmez mi milletiz dediğinize göre. Boş ver MİLLETİZ diye kandırıyoruz insanları,herkes kendi gemisinin kaptanı. Kimse kimseyi düşünmez gemisini kurtarırken. Yani senin anlayacağın millet saece içi BOŞ bir kavram.

Benim kanaatim PKK olayı da danışıklı tezgahlanan bir olaydır sistemin sahipleri tarafından.. Şimdi Türkiye'de PKK olayı olmasa vatandaş neyle uyraşacak,neye kafa yoracak. Arkadaş birileri aldı başını gidiyor,biz soyulduk soğana çevridik,hırsızlar köşe oldu,otuz milyon aç sefil yaşıyor. Gelin buna bir çözüm bulalım, Hortumcuların çaldıklarını geri alalım onlardan. Zenginlere peşkeş çekilen ekmek kapılarını geri alalım,iş güç sahibi olalım,refahtan biz de pay isteyelim ve bu şekilde insanca yaşalım. Bunun için kafa yoracaklar
.
İşte halkın buna kafa yormasına fırsat vermemek,hortumcu ve zenginlerin üç kuruşa kapattıkları ülke mallarının ellerinden gitmemesi ve halkın bunların yerine kafa yorması için PKK senaryosu kondu sahneye. Bu tezgah bunun için kuruldu,bu oyun bunun için oynatılıyor yirmi yıldır.

Şimdi PKK'nın isteklerine bakarsanız sadece bunun için tezgahlanan bir oyun olduğunu anlarsınız. Ülkenin derdi ne? Yoksulluki,sefalet,karın doyurma telaşı değil mi? PKK'nın istekleri ne? Ben Kürdüm diyebilmek,kürtçe konuşabilmek hatta geri planda KÜRT devleti kurmak. Peki kürt demelerine izin verildiğinde, onların ben kürdüm demeleri yoksulluk ve sefaletlerini giderecek mi? Kürtçe konuşmalarının serbes olması onları yoksulluktan kurtaracak mı? Asla. Neden? Biz 80 yıldır Türküz diyoruz,Türkçe konuşuyoruz.Bu vatanın sahibiyiz diyoruz. Ama 2.5 milyonumuz zede,30 milyonumuz aç. Üstelik toprağımız da 780 bim M2 . Şimdi Kürtlere alın arkadaş, bizim bizim karnımızı doyurmayan toprağın şu kadarını desek onların karnını doyuracak mı bu toprak asla, Çünkü bizim karnımızı doyurmadı ki,onlarınkini doyursun.

Onlar gelse ne yapacaklar? Bizimkilerin yaptıklarını. Ülke mallarının üstüne kürtlerin godamanları oturacaklar,yine geri kalan kürtler bizim geri kalanlarımız gibi sefalet içinde yaşayacaklar. Nitekim şimdi bile doğu ve güneydoğudaki arazilerin hepsi ağalarının değil mi? Onlar sadece karın tokluğuna çalışmıyorlar mı ağalarının topraklarında. TEK Sahibimiz ağamızdır demiyorlar mı ağalarına. Nitekim 80 yıldır biz de Türküz diyoruz,Türkçe konuşuyoruz,bu vatan bizim diyoruz ama gel görki bu vatanın tüm mallarının tapusu bir avuç zenginin üzerinde. Bizlerin elinde olan az buçuk malımızı da kanunlarla göstermelik bankalar,holdinler kurup bizi kandırarak oralara yatırttılar.sonra alıp kaçtılar yatırttıkları paralarımızı,iktidarları da BANA MI SORDUNUZ YATIRIRKEN deyip işin içinden sıyrıldılar. Şimdi oturduk bu beraber Türk olduğumuz,Türkçe konuştumuz,bu vatan hepimizi dediğimiz hortumcularla sefalet içinde ellerimiz oğuşturuyoruz bizler. Onlar bizden hortumladıklarıyla debdebe içinde yaşıyorlar bizimle beraber.

Şimdi TSK bekçiliğini yapıyor bu sistemin. Kime karşı, İslami sisteme karşı. Neden? İslami sistem bundan daha kötü bir sistem mi? Bakalım.
İslami sistemde hak,adalet ve hukukun ne olduğunu Allah bildirmiştir. İnsanlara kalan sadece Allah neye hak demişse ona uymaktır ve onu uygulamaktır. İslam neyin doğru olduğunu insanlara sormaz. Kendi kriterlerine sorar. Kendi kriterlerine uygunsa onu seçin ve onu uygulayın diye emreder. İşte islamdaki EMANETİ EHLİNE VERİN emri bunun içindir.

İslamda müslümanların hatta yönetimi altındaki tüm insanların mal,can ve namusları idarecilerinin koruması ve garantisi altındadır. Onlara yapılacak tecavüzlere karşı idarecileri sorumlu tutar. Hortumculardan çaldıkları malları geri alıp,sahiplerine vermesini ve hortumcuları da cezalandırmasını emreder idarecilere. Müslümanların tamamı hortumlanan paraların hortumculardan alınıp sahiplerine ödenmesini istemese bile. Çünkü İslam müslümanların isteklerine göre hareket etmez,kendi kurallarına göre hareket eder. Hortumculardan alamadığı kısmını idareciler kendi kusuru olarak ceplerinden veya devletin zarar fonundan EN KISA ZAMANDA öder.
İslam zenginlere, ülke mallarını gasp etmek şöyle dursun, helal yoldan kazandıkları için bile -onları Allah ikram etti size,ihtiyaç sahiplerine dağıtasınız diye emreder. Ve bunun için senede bir defa resmen zekatını alır ihtiyaç sahiplerine dağıtmak için. Bunun dışında sadaka olarak ta vermeye devam etmelerini şiddetle emreder.

Müslimanlara da zulmeden zalime karşı mazlumların yanında yer almalarını,zalimlere karşı onları seçmek şöyle dursun onlarla dişe diş mücadele etmelerini emreder kendilerine herhangi bir zulüm yapmamış olsalar bile. Ve bunu yapmayan veya aksini yapanlara BİZDEN DEĞİLDİR diyor bu dinin getiricisi.

İşte iki sistem ve arada bir bekçi. Birinden diğerine geçilmemesi için.

Selamlar.


Cafer
Onbaşı
Onbaşı
Mesajlar:29
Kayıt:17 Eki 2007 02:28
Ruh Hali:Mutlu
Takım:Galatasaray

Re: Çözümsüzlüğün Bekçileri

Mesaj gönderen Cafer » 25 Kas 2007 17:16

İşin en tuhaf yanı ne biliyor musunuz? Öldüklerinde bile geçilmemesi için mücadele ettikleri sistemin ŞEHİDİ ilan ediyorlar Kendilerini. Hem o sisteme geçmemek için bekçilik yapıp mücadele edeceksin,hem de bu yolda ölünce mücadele ettiğin sistemin şehidi ilan edeceksin kendini. Ben ondan olduğum için onun şehidiyim diyeceksin.

Bu durum size de biraz garip gelmiyor mu ne dersiniz? Yani başka bir sistemi savunmak ama diğer sistemden olduğunu iddia etmek. Selamlar.
ZAGROS
Moderator
Moderator
Mesajlar:9466
Kayıt:28 Şub 2007 22:02
Ruh Hali:Huzurlu
Cinsiyet:Erkek
Burç:Koç
Takım:Fenerbahçe

Re: Çözümsüzlüğün Bekçileri

Mesaj gönderen ZAGROS » 25 Kas 2007 19:05

paylaşım için teşekürler
sizde bir çok şeyin farkında sınız sanırım
yazdıklarınızs-danda beli oluyor
lütfen bu linke bir göz atın selam
http://www.serfinaz.com/forum/fotograf- ... t9505.html
Cafer
Onbaşı
Onbaşı
Mesajlar:29
Kayıt:17 Eki 2007 02:28
Ruh Hali:Mutlu
Takım:Galatasaray

Re: Çözümsüzlüğün Bekçileri

Mesaj gönderen Cafer » 25 Kas 2007 21:55

Başbakan onun için çözümü demokraside arayın diye bas bas bağırıyor çözümü siyasetin dışında arayanlara. Çünkü demokrasinin gerçekte ÇÖZÜMSÜZLÜK REJİMİ olduğunu çok iyi biliyor kendisi.
İnsanlık tarihi boyunca, gerçekte Nefislerinin isteklerine uymak olan ÖZGÜR İRADELERİ ile hiç bir zaman çözüme ulaşamamışlar,ne zaman ki kendi özgür iradelerini bir tarafa bırakıp YARADANIN İRADESİNE tabi olmuşlar ve işte o zaman çözüme ulaşmışlar.Selamlar.
Cevapla

“Serbest Kürsü” sayfasına dön